Levent Hakan Vulkan
Şimdi de sıra sınıfımızın iyi kalpli Rocky'sinde;
Kapı kırıktır, cam kenarına doğru uzayan çatlaklara düşmeyenler bir yanda dua ederken, omuz ve ayak darbeleriyle telef olanların iniltileri kırık camlardan bahçeye taşar. Sınıfta kesik bir parfüm kokusu vardır. Kapı gcırtısını bastıran o ses yine duyulur,
"Ay faungd may fiyo...
OOO! Buluberi Hilz!
Galyena gelip kulaklarından pamuklarını çıkaranlar 20.000 megaherzlik bir ses fırtınası ile ruhlarını teslim ederler. Gri pardesüsü, cart kırmızı kazağı dar siyah pantolonu ile Hakan sınıfa girmiştir, çatlaklar buzla dolup, sarkıtlar dikitlerele kucaklaşırken, sağ kalanlar da donar.
Vahşi cazibesini, arabasıyla bütünleştiren Hakan minik deviyle şehir içinde 40. sınırlarını zorlar. Bunda halâ ehliyet almamış olmasının da payı vardır.
Hakan aslında çok sevecen ve insancıl bir arkadaşımızdır. Bunu tüm canlılara duyduğu sevgiyle açıkca belli eder. Özellikle de hayvanlara büyük ilgi duyar. Bu ilgisini yıllardır kafasında beslediği kirpisiyle ispatlamıştır. Tüm şaşkınlığımıza rağmen Hakan kirpinin kendi saçları olduğunu iddia etmektedir.
Peki derslerde nasıldır Hakan? Her ders ayrı bir coşkuyla giren Hakan yaptığı esprilere Ercan'ın "geniş" omuzlarının arkasına saklanarak saatlerce kendi kendine güler.
Tüm espritüelliğine rağmen Hakan, aslında son derece arkadaş canlısıdır, samimidir, açıktır, tatlı dillidir ve "Yasemin" adlı bir arkadaşının söylediğine göre de oldukça yakışıklıdır. (Hani yalan da değil)
Hakan yazdığı şiirlerle edebiyattan, yaptığı bestlerle de müzikten geçmeyi ummaktadır. Bunları kendi sesiyle sunmazsa, bu planlarında gerçekleştirebilir.
Ayrıca Hakan'ın hafıza ve irade gücüne de hayran olmamak elde değildir. Gördüğü ya da okuduğu hiçbir şeyi unutmaz ve istediğinde (daha doğrusu mecbur kaldığında) o koca tarih kitaplarını ezberleyip hepimizi hayrete düşürür.
Hakan'ın özelliklrinden biri de Caner'dir. Caner ve Hakan çok yakın bir dostluk içindedirler ve genelde bir arada görülürler veya hiç görülmezler. (Okulu beraber asmak en büyük zevkleridir.)
Hakan sınıfımızın süper erkeğidir. Judo ve Body Building sporlarının vücuduna kazandırdığı kaslar gün geçtikçe artmaktadır. Hakan'ın çok uzun süre koşabildiği de söylenmektedir. Bir rivayete göre iddia üzerine 22 km koşmuştur.
Aslında Hakan modern bir hurdacı gibidir. Parayla demir satın alır ve bunlara halter adını verir. Odasını bunlarla doldurmaktan zevk duyar. Halterlerden arta kalan yerleri de Elvis posterleri ve plaklarıyla sürer. Odasındaki Slyvester Stollone fotoğraflarının ise kendi fotoğrafları olduğunu iddia etmektedir. Elvis'in filmlerine showlarına harcadığı para ile şimdiye kadar (mübalağa olmazsa) bir kaç kere dünya turu yapabilirdi.
Hakan'ın diğer özelliği ise boş vakitlerinde "ders çalışmak ve yeni deyimler bulmaktır. Bu deyimler arasında "siyahşın" "oraya gelirsem öttürürüm" ya da sevdiği kişilere söylediği "düdük" sayılabilir.
Anlayacağınız gibi tüm bu tatlı yergileri kaldırabilecek bir arkadaşımızdır Hakan. Zaten onu bu kadar sevmeseydik yazmazdık bunları. O inanlımaz hafızasını kullandığı sürece hayatta başarılı olacağından şüphemiz yok. Onun için sana mutluluklar diliyoruz Hakan... Sakın bizi unutma!