Turgut Tarhan
Turgut sınıfımıza geçen sene sessiz sedasız gelmiş, ve bir köşeye geçip oturmuştu, O zamana kadar böyle sessiz, sakin, ağırbaşlı, birini görmemiştik. Fakat, o bizim tüm şaşkınlığımızla birlikte bize katılmış, ne kadar yetenekli bir insan olduğunu göstermiştir. O gün bugündür de bunları göstermeye devam etmektedir.
Kendine has bazı davranışları vardır, otobüs, okul servisi gibi gereksiz taşıt araçlarına hiçbir zaman tenezzül etmez, yürür, çok da başarılıdır yürüme konusunda, Neden mi yürür Turgut? Önceleri biz de sormuştuk bu soruyu, "Doğayı çok seviyorum" demişti, "Doğayla beraber olmaktan mutluluk duyuyorum" Bunları demiş ve yine yürümüştü.
Doğaya duyduğu büyük sevgiye gezmeyi ve yeni yerler görmeyi adet haline getirmiştir. Yazın yaptığı Büyük Türkiye turundan sonra Türkiye'de görmediği sadece beş il kalmıştır. Eminiz onların da gözünün yaşına bakmayacak ve oraları da görecektir. Büyük turda palandöken dağına da tırmandığı söylentiler arasındadır.
Gezdiği, gördüğü ve beğendiği şeyleri görüntülemesi ayrı bir özelliğidir. Turgut'un, sınıfta, tatillerde çektiği sanat fotoğraflarını beğenmemiş kimse bulunmamaktadır, Deneyerek en iyiye varmayı amaç haline getirmiştir. Fotoğrafçılığı da başkalarını değil kendi zevklerini ve sanat duygusunu tatmin etmek için yapar.
Azimlidir, kafasına koyduğunu yapar, çok zekidir ama bir türlü azimleyip çalışmayı kafasına koymadığından yüksek zekasını (2.09) m derslerde fazlaca göstermesi Yine de yazılılardan yüzünün akıyla çıkmasını bilir.
Defterlerine (tabii bulabilirseniz) bakıldığında çok düzensiz biri olarak nitelendirilebilir ama aslında, gerçekten önem verdiği konularda çok düzenlidir.
Müzik yeteneği de tartışılmaz. Gitarını çok iyi çalar, Klasik eserler onun gitarında ayrı bir güzelliğe kavuşur. Zaten müzik türleri arasında klasik müziği dinlemeyi tercih eder, O yine de sanat katili olan bizlerin yanında bu yeteneğini fazlaca sergilemeyerek sanat için büyük fedakarlıklar yapmaktadır.
İlginç denemeleri vardır, Geçen yıl, kışın okula ceketle gelerek çoğumuzu hayretler içinde bırakmıştır. Bizler sınıf içinde donarken o, kar altında okula ceketle gelerek eskimo hayatına alışmaya çalışmıştır. Azmiyle, sanırız bunu da başarmıştır.
Açık sözlüdür, düşündüğünü çekinmeden söyler hiçbirimizin tek birşey anlamadığı matematik derslerinde anlamadığını söyleyebilen yalnızca odur. Birçok kez konuları tekrar ettirerek hepimizden büyük sevaplar kazanmıştır. Sözünü saklamadığı gibi, fikrini de iyi savunur. Öğretmenlerimizin yanlışlarını bulup düzeltmesi ve bunu onlara kabul ettirmesi çok büyük başarıdır, Tüm bunlardan sonra öğretmenlere hala kendi sevdirmiş olması ise daha büyük bir başarıdır.
Sınıfımızın sulu ortamı üzerinde ciddi yapısıyla hala ayakta durmayı başarmaktadır. Yine de arasıra kaçamaklar yapıp bizlere katılır; o zaman da Emek çevresini sel basar,
Geleceğin büyük adamları arasında görmeyi umduğumuz arkadaşımızdandır. Azmederse hiç acımaz büyük adam olur, iki senede kendini bize sevdirmiş olması da en büyük başarısıdır sanırız bu başarısın da hayatı boyunca sürdürecektir.