Alper Ayar
İnsanları sevmek güzeldir. Güzel olduğu kadar da zordur. Birisini tanıyıp sevmek, onunla kaynaşmak, dost olmak gerçekten kolay değildir. Ama sempatikliği, cana yakınlığı, iyiliği, samimiyeti ve içtenliğiyle kolayca sevilebilen insanlar da vardır. İşte Alper böyledir. Tatlı gülümseyişi, doğal davranışları, yakınlığı ve samimiyetiyle karşısındakini etkiler. Davranışlarındaki içtenlikle sizi kendisine çeker. İster istemez onu seversiniz, dost olmak istersiniz.
Alper alımlı dış görünüşü ve özenli giyimiyle sınıfımızda dikkat çeker. Özellikle kız arkadaşlarımızın ilgisini üzerinde toplar. Bu popüleritesi arasıra da başına dert olur. Ateşli ve kızgın tartışmaların ortasında buluverir kendisini. Ama yine o karşı konulmaz sempatikliği ve masumluğuyla (!) paçayı sıyırır.
"Penceresi camcama Alper..." diye başlayan inleyen nağmeler Mat B'yi sardığında, sınıfta bir kaynama olacak demektir. Ders boyu dinlenen Mat - B için hareket zamanıdır bu. Sınıfın masum yüzlü" Alperi de bu hareketin ortasındadır. Tabiat kanunu değil mi? Maksimum düzensiz Mat - B, minimum enerjiyi sever. Sınıfta etkin çarpışmalar birbirini izler. Arkadaşları Alper'e içlerini dökerler. Ama bunlar tersinir olaylardır. Alper de karşılık verir. Sınıfta renk değişiklikleri gözlenir. Yüzler kızarır, ortalığı bir toz bulutu kaplar. Bir süre sonra etraf yatıştığında ortamın dengeye ulaştığı anlaşılır. Kararlı hale gelmiştir Mat - B. Öylesine enerji harcamıştır ki derse katılmak için gereken eşik enerji bile yoktur ortada. Bu nedenle dersler sakin geçecek sanılırken katalizör kılıklının biri, bir köşeden çıkıp ortalığı karıştırır. Bu tipler olaydan etkilenmeden çıkarlarken, kendini gizleyemeyenler arasında çoğunlukla Alper bozunur ve öğretmenlere yönelttiği masum tavırlarla yine de kendini toplamayı başarır. İşte Mat - B böylesine aktif bir kompleks ise Alper de onun en parlak ve etkin elemanlarındandır.
Alper, sınıfımızın sportif etkinliklerinde de söz sahibidir. Her dalı sevse ve oynasa da futbola olan ilgisi bambaşkadır. Sınıf takımının (MATOLOJİ) değişmez aslarındandır. Ferhat ve Süleyman'la kurduğu işbirliği ile takımı başarıdan başarıya koşturur. Okulumuzda aktif olarak oynadığı futbolun liglerde, milli maçlarda ve dünyada sürekli izleyicisidir. Kökten bağlı olduğu Trabzonspor'u gönlünde yaşatır.
Renkli yaşantısıyla ilgi toplayan Alper sık sık espirilere konu olur. Ancak kendisinin bu konuda pek başarılı olmadığı söylenmektedir. Yaptığı espriler pek soğuk olmasa da, anlattıktan sonra çevresindekileri hafifçe (!) gıdıklamak zorunda kalır:
Alper – Paralel iki doğru birbirini severse ne olur?
Biz – Bilmem
Alper – Yazık olur..
Sessizlik, ardından çığlıklar ve hıçkırıklar.
Zamanını iyi değerlendirir Alper. Gündüzler kadar geceleri de sokakları hareketlendirir. Milleti ayağa kaldırır. Son yıllarda merak saldığı gece kovboyluğunda hayli başarılı olmuş, arkadaşları ile birlikte Ankara'nın aranılan (!) simaları arasında yerini almıştır.
Alper derslere fazla ilgi göstermemiş, ancak hocalarımızın aşırı ilgisiyle karşılaşmıştır. Pratik zekası onu şimdiye kadar hep idare etmiştir. Okul günlerinde gerçekleşen etkinliklerde bizi hiç yalnız bırakmayan Alper'in yaz aylarında ne yaptığı bizce meçhul kalmıştır.
Seçeceği meslekte başarılı olacağına gönülden inandığımız Alper'i biz hiç unutmayacağız. Gelecekte unutulmamak ümidiyle, sağlıklı ve mutlu bir yaşam diliyoruz sana Alper. Bol şanslar...