Gülay Kutoğlu
Gülay denince gözlerimizin önünde hemen herşeye gülen dost canlısı bir yüz belirir. Gerçi bu gülüşün başına dert açtığını kendisi de kabullenmiş durumdadır, ama nedense küçük dilini saklamayı bir türlü beceremez. Bir keresinde bu yüzden kaşlı ve saçları alev alev olan babasında okkalı bir fırça yemiştir.
Arkadaşımız makyaj malzemelerine de aşırı bir ilgi duyar. Boş zamanlarını da makyajla değerlendirir. Bu uğraşı sayesinde de ciddi ciddi güzelleşir. Bunu bilenlerin çokluğu nedeniyle de doğum günlerinde paketlerin içinde mavi göz kalemleri falan çıkabilmektedir.
Gülay'ın Ankara'da en sevdiği yer Bahçelievler yöresidir. Okul çıkışı Bahçeli son durağa yürümek hatta bazen cumartesilerini bu arada geçirmek adetidir. Bu davranışının nedeni ise bir türlü anlaşılamamıştır. Durumun anneannesine gelen kabarık telefon faturalarıyla ilgili olup olmadığı halen araştırma devresindedir.
Gülay'ın diğer merakları arasında kendisine dinlemesi için verilen kasetleri silmek, evlerinin 1-2 km. yakınından geçen insanları gafil avlayarak, onlarla beslenen beyaz, uzun tüylü havlayan şirin yaratıklar beslemek ve sıraları kırarak kendini güçlü
sanan arkadaşlara güç gösterisi yapmak sayılabilir.
Arkadaşımızın engin ingilizce dehasından sözetmekte ayrı bir yarar görüyoruz. Kendisi Londra'da doğmuş olup çift pasaport taşımaktadır. Bununla ilgilimidir bilinmez İngilizce derslerindeki akıcı ve sürükleyici konuşmaları dinleyenlerde müthiş etki bırakır. Hatta bir keresinde okulumuza gelen bir ingilizin ağzını açık bırakmayı başarmıştır.
Bu arada Gülay'ın muzık dinlemeye karşı duyduğu ilgiyi belirtmeden geçemeyeceğiz. Batı müziğinin her türünden hoşlanan arkadaşımızın bu konudaki derin bilgisi de dillere destandır.
Bir dersin en can alıcı noktasında Nurdan'a "Before the dawn"ı biliyor musun? diye sorarak geniş çapta bir hatırlatma kampanyası açar. Sonuçta bazen kendisi de şarkıyı unutur. Styx, Foreigner Pink Floyd gibi bilimum toplulukların şarkılarını ona sorabilirsiniz.
6 - B ayrıca okulumuzun müthiş sınıflarındandır. Çok dolu ve canlıdır. Ama asıl şansı Gülay gibi bir elemana sahip oluşudur. Bu arkadaşımız rengarenk çiçek bahçesi gibi giyinir, giydiğini de yakıştırır. Böylelikle soğuk ve resmi sınıf havasını bahara çevirir. Sayesinde arka sıralardan başlayan sıcak hava dalgaları bütün sınıfı sarar. Sonunda bu ısıya dayanamayan ders kaynamaya başlar. Sınıftaki bu aktivitesine bakanlar Gülay'la Eylül'de de görüşebileceklerini sanıp aldanırlar. Doğrusu bir öğrenciyi utandıracak notlar alır Gülay (!). Biz büyük bir minimum çabayla bu maksimum başarıyı kazanan Gülay'a şaşmakla kalırız. Onun her zaman çevresindekileri böyle şaşırtarak amacına ulaşması en büyük dileğimiz.
Birkaç kelimede anlatılmasına imkân olmayan dostumuza yüzyıllar boyu sürecek mutluluklar diliyoruz...