Nermin Yeniköse
"Rüzgar gibi geçti" deyimi size çok tanınmış bir filmi hatırlatabilir, ama bu deyim bize Nermin'i hatırlatmaktadır. Eskişehir Anadolu Lisesi'nden gelip bu sene aramıza katılan Nermin kendisi istemediği halde bazı çekişmelere yol açmış ve okul içi anlaşmazlığın artmasına neden olmuştur. Başlangıçta sadece bir gruba takılan sonraları kabuğundan çıktı ve gerçek kişiliğini göstermeye başladı.
Okulumuzda Nermin'i sadece hizmetliler sevmez çünkü O koridorlardaki tüm camların kırılmasına ve her tarafın cam kırıklarıyla dolmasına neden olmuştur.
1001 erdemli özellikleriyle sınıfımızın renkli kişilerinden olan Nermin bizimle hemen kaynaşmış ve sonra da buharlaşmıştır. Sınıftaki renkliliğini derslerine siyah - beyaz olarak aktaran arkadaşımız "dörtten şaşma, beşi aşma" prensibini kendine ilke edinmiştir. Aslında Nermin'in bu prensibinin temelinde onun not için değil öğrenmek için çalışıyor olması yatmaktadır.
Sene başında tenefüslerde test çözen, ders çalışan hatta defter bile tutan Nermin kısa süre içinde arkadaşlarının "kendine gel" uyarılarına uyarak bu alışkanlık vazgeçmek zorunda kalmış ve arkadaşlarının kurmuş olduğu A.S.D.M.D'ne katılmış hatta asli üyeliğe kadar yükselmiştir.
Her sabah "bugün rejim yapacağım" diye uyanan ama okula geldikten sonra daha ilk tenefüste tıkınmaya başlayan ve akşama kadar birşeyler yiyen Nermin kendisini görenlere "bu ne perhiz bu ne lahana turşusu" dedirtmektedir. O'na göre bütün yollar kantine çıkmaktadır. Ayrıca bu kadar dengesiz beslenmesine rağmen formunu koruması da hepimizi hayretlere düşürüp "pes" dedirtmektedir.
Nermin'in en büyük özelliklerinden biride arada bir bazı arkadaşlarımızı kurban etmesidir. Şeker ve çikolata var diye derste yanına bir arkadaşını oturtan Nermin, sonra korkunç Eskişehir anılarını anlatarak arkadaşının beyin trahomasına uğramasına neden olmaktadır. Bu trahomanın nedeni anılarının kötülüğünden değil, 43. kez anlatılıyor olmasından kaynaklanmaktadır.
Nermin'in hepimizin dikkatini çeken özelliklerinden bir diğeri ise basketboldur. Eskişehir Anadolu Lisesi'nde 5 sene okul takımında oynayan arkadaşımız okulumuza geldikten sonra basketbolunu sadece beden derslerinde gösterebilme olanağı bulabilmektedir. Uzun boyu ve kabiliyeti ile sınıfımızın kızlarıyla yaptığı maçlarda biraz garip kaçan Nermin, erkeklerin maçlarına katılmış ve pek çok erkek arkadaşımızın "yazıklar olsun bir kız kadar olamadım" diyerek intihar etmesine neden olmuştur. Nermin'in sporculuğu sadece spor dalında değildir. Sporun bütün dalları gibi yürüme sporunu da çok seven Nermin okul çıkışları dersanesine kadar olan 5 km yolu yürümekte sonra kendini yürümekten alamayıp şehirler arası turlar yapmaktadır. Nermin bize yürümeyi çok sevdiğini ve yoldan geçen sarı Renoları sayarken zamanın nasıl geçtiğini unuttuğunu söylemektedir. İlk günden itibaren hiç bir beden dersini kaçırmayan hatta derse giren tek kız olan Nermin ilerdeki yaşamınında da spora devam edeceğini söylemektedir.
Aramıza bu sene katılmasına rağmen sanki 7 senedir bizimleymiş gibi hissettiğimiz arkadaşımız Nermin'e kucak dolusu sevgiler ve başarılar diliyoruz.