6-MAT-B

Nurdan Bayraktar

Nurdan arkadaşımız, şu günlerde epey haşır, neşir olduğumuz Japon teknolojisinin, yıllar önce bizlere gönderilmiş bir modelidir. O, her ne kadar karşı çıksa da, Uzakdoğu'yu andıran fiziği yüzünden yıllardır beklediğimiz Japon mucizesiyle karıştırılmaktadır.

Tatlı gülümsemesi ile 6.Mat.B sınıfının gönülünde taht kuran ve bu tahta oturan, arada bir tahttan kalkıp kantine giden Nurdan black-light'lı partileriyle ünlüdür. Bu partilerde size Şubatta dondurma yedirir, China Town'a kadar kayak yaptırır, Levent ve Yavuz'un ışık düzenleriyle tüm beyazları mor gösterir.

6'ların ilk ve nadir kız ajanlarından olan arkadaşımız koridorlarda sık sık "ne iş?" sorularıyla karşılaşıp onlara merhaba der.

Öte yandan pekçoklarına göre estetik yürüyüşüyle derslerden ve monotonluktan bıkmış gözleri okşar ve sınıfa renk katar (zaten resme yeteneği tartışılmazdır) Kimileri onu pek yakında podyumlarda göreceklerini iddia etseler de Türkiye'de ona bu teklifi yapacak mankenlik ajansı henüz kurulmamıştır. Belki bu yüzden, belki de yabancılarla kurduğu kolay dostluktan, Nurdan'ın en büyük ideallerinden biri ciddi bir Avrupa turudur. İngiltere'deki yaz arkadaşlarının ona devamli kitaplar, posterler ve kasetler göndermeleri fanatik dostluklarının kanıtıdır.

Nurdan'ın okuldaki durumu da, hem dersler bakımından hem sosyal yönden, oldukça iyidir. Her sömestr başında Alphan'la birlikte çeşitli intihar yolları arayan arkadaşımızın eline nedense sömestr sonlarında bir "Takdirname" tutuşturulur.

Sınıftaki su savaşlarında başı çeken Nurdan tam anlamıyla iyi bir savaşçıdır. Şimdiye kadar elinden kaçabilen pek olmamıştır. Ama onu ayartarak bu işlere çeken Levent'in sululuğu sonuncu şimdiye kadar hiç tatmadığı sırılsıklamlığı tatmıştır.

Su savaşlarının yanısıra Fena olmadığı bir diğer konu da spor ayakkabılardır. Nurdan, ayağında sadece yatarken çıkardığı Nike Legond'ların Türkiye temsilcisidir. Ama kendisi Nike'larını hep yanlış yere bastığını savunur. Ona göre bu nike'lar tahta sıraların demirleri yerine kırmızı bir Porsche 944 Turbo'nun gaz pedalına yaraşır. Simon le Bon'la arası feci iyi olan Nurdan'ın iki lafından biri save a prayer, diğeri The Chouffeur'dur. Simon'ın video showlarını Üsküdar Amerikan'da okuyan bir arkadaşı sayesinde ezberlemiştir. Arkada kurdukları altılıya Duran Duran'ın şarkılarıyla acımasızca zulmeden Nurdan sonuçta hep zararlı çıkar. Levent tarafından içine atılan kesme şekerlere candy adını da bu yüzden almıştır.

Umarız Nurdan'ın hayatı kendine takılan isimden bin kez daha tatlı olsun. ODTÜ'ye yolculayacağımıza inandığımız arkadaşımıza yüzyıllar sürecek mutluluklar, başarılar, kırmızı saçlar ve uzun porscheler diliyoruz.

Nurdan Bayraktar sayfasının taranmış hali