Semih Ercan
"Karışma öyle fazlasıyla etrafındakilere, bırak hür yaşasınlar, çünkü ben de hür yaşamak istiyorum" İşte Semih'in hayat felsefesi. Takılsa da insanlara arada ufak alaylarla, çok kızdıklarına bile kin beslediğini görmedik. Herhangi biri gidip ona derdini anlatabilir, anlayacaktır da. ve elinden geldiğince o probleme ortak olacaktır, tüm içtenliğiyle. Katıksız insan sevgisi...
Sonra Semih sempatiktir, kaprislerden uzak, bu nedenle her ortamın insanı, herkesin arkadaşıdır. Öylesine sakin görünüşe sahiptir ki, ne kadar sinirli olursanız olun. Onun yanında kendinizi birden rahatlamış hissedersiniz. Onunla sohbet etmek büyük zevktir, konuşurken vaktin nasıl geçtiğini anlıyamazsınız ve bir de bakarsınız ki içtenliğiyle, samimiyetiyle kalbinizi fethedivermiş.
Ve işte en büyük özelliği: Pink Floyd'u. Geniş bir müzik kültürüne sahip Semih için diğerleri bir yana Pink Floyd'u diğer yana. Tunalı'da dolaşırken rastlarsanız ona, Pink Floyd baskılı tişörtüyle bulursunuz. Bu derin tutkusunu arkadaşlarına da bulaştırmayı başarmış, Tunalı'dan bağış olarak ele geçirdikleri bir Floyd albümünü Prof'a hediye ederek onu da Pink Floyd dinler hale getirmiştir.
Arka sırada "sınıfın en kral yeri" olarak nitelediği köşesinde derslerden öğretmenlerden, arada niçin silindiğini merak ettiği tahtadan uzak, sessiz bir hayat sürer bu zat-ı muhterem. Kimi kez öğretmenler tarafından rahatsız edilen Semih, verdiği 10'ar saniyelik cevaplarla hemen kendi dünyasına döner. Bilgisayarda oyun oynamak en büyük zevkiyse de "Horace and Spider" oyununu sevmemiş, örümcekleri teker teker yediği için Horace'a intikam duyguları beslemeye başlamıştır!
Kader Semih ve Hakan'ın oluşturduğu muhteşem ikiliyi son sene ayırmışsa da teneffüslerde, asılan okul günlerinde hep beraberlerdir. Bu sene Levent de bu ikiliye katılmış ve birbirinden ayrılmayan bir üçlü olmuştur.
Semih okulumuzun gelmiş geçmiş en yüce sakarlarındandır. Rivayete göre arkadaşımıza yerçekimi iki kat fazla etki etmekte ve dengesini sağlayan soğancığında akrobatik ve de aerobik bir arıza bulunmaktadır. Arkadaşımızın en büyük hobisi para kaybetmektir. Ayrıca aldığı her kalemi kaybederek imtahan önceleri "Kaleminiz, silginiz var mı?" gibi anlaşılmaz sesler çıkararak şimşekleri üzerine çeker. Dalgınlığından dolayı yemek yemeyi unutttuğu da olur. Her ne kadar sınıfın kızları kendi yemeklerinden fedekarlık yapıp "Semih'i besleme kampanyası" başlatmışlarsa da o bunlara karşı bütün gücüyle direnmiş ve vücut ölçülerini korumayı başarmıştır.
Samih'i hatırlatacak o kadar çok şey var ki... Her Pink Floyd dinleyişimizde, kendimizi yalnız hissedip gerçek bir dosta, iyi bir dinleyiciye ihtiyaç duyduğumuzda hep seni hatırlayacağız.
İşte onu bize hatırlatacak birkaç dize:
dikız aynamda batıyor güneş.
batıyor yoldaki köprülerin ardından
ve ben tüm o iyi şeyleri düşünüyorum
bitirmeden arkamızda bıraktığımız
acısını çekiyorum önsezilerin
itiraf ediyorum kuşkularımı
gelecek olan soykırıma ilişkin.
ve anlıyorum sonunda
bir kaç kişinin duygularını
küller ve elmaslar
düşman ve dost
eşittik hepimiz sonunda.