Cem Çakıroğlu
İşte voleybol takımımızıa Afrika'dan transfer ettiğimiz ve sınıfımızın karagülü olarak hatırlayacağımız Cem. Sevimliliği sportmenliği, sevecenliği, çalışkanımsılığı, yazları aldığı özgün rengi ve kıvır kıvır saçlarıyla bir tanedir.
Sessiz gibi görünmesine karşın onun en büyük zevki çevresindekilerle uğraşmaktır. Kendi sırtlardan, eli yüzlerden inmez. Ayrıca hergün bıkmadan usanmadan Levent in getirdiği yemeklerden pay almayı bir görev haline getirmiştir.
Cem, voleybolcular dörtlüsünün bir üyesidir. Arkadaşlarını, sınıfını ve tuttuğu takım olan Trabzonspor'u çok sever. Yıllarca Trabzonspor'u savunurken her güçlüğe göğüs germiş ve Demir'den büyük destek görmüştür. "Uy kemençeci dayı, soktun gözüme yayı!" türküsünü dilinden düşürmeyen bu ateşli Trabzon taraftarı, danslardan maambo, artistlerden rambo, kızlardan komşu kabile resinin kızı Jumbo'ya bayılır.
Yaz tatillerini doya doya eğlenerek değerlendirir, tatilden mutlu, neşeli ve mutluluktan mı yoksa güneşten mi bilinmez rengi koyulaşmış olarak gelir. Hakkındaki bütün lâkap ve espirilerin kaynağı budur.
Abdurrahman Hoca'mızın biricik Cimi'si sıçramadan sımaç vurarak voleybolda yeni bir ekol yaratmış ve üstün yeteneğiyle ilk altıdaki değişmezimsi yerini almıştır. Voleyboldaki üstün başarısını bütün derslerinde göstermesine karşın Din Bilgisi ve Sağlık derslerinde ki başarısı aynı düzeyde değildir.
Sıra ve takım arkadaşı Cengiz'le birlikte verdikleri uğraşta başarıya ulaşmışlar ve voleybolun sınıfımızca en çok sevilen spor dalları arasına girmesini sağlamışlardır.
Yıllarca ne olduğunu bilmeden, bıkmadan usanmadan sınıfımızın Rehberlik kolu başkanlığını sürdürmüştür.
Müzik, alışveriş, tatil ve Milliyet Sanat ilgi, duyduğu alanlardır. Özellikle alışverişe çok zaman ayırır. Azminin ve kararlılığı sayesinde en pahalıyı bulur ve alır.
Onun en çok hatırlanacak özelliği de evinde unutulmaz toplantılar düzenlemesidir. Özellikle yılbaşında düzenlediği mini partiler sayesinde Levent, Neco ve Ruşen'le birlikte heyecan dolu ve unutlmaz anlar yaşamıştır.
Cem'in annesinin yemeklerinden de bahsetmemek elde değildir. Cem'in konukları daima evden karınları doymuş ve memnun ayrılmıştır. Cem annesinin yemeklerinden memnun olduğu için Aslı ve Berna'nın yaptığı ilginç yemekleri yemek istememiş ve bunlardan başarıyla kaçmıştır. Ama sene sonunda kaçamayacağı kesindir.
Ve işte Cem'le ilgili bir fıkra (Cem hiç sevmez)
Pazarlı, köye giderken yolda bir zenciye rastlar ve sorar:
- Hemşerum, Pazarli misun?
- Yok
- Hemşinli?
- Yok
– Rizeli?
- Yok
– Anladum onun için böylesun.
Çok sevdiğimiz Cem'imize mutlu ve çok çok güzel bir hayat diliyoruz.
Almayı top top yapalım
Karşıya servis atalım
Nijerya'ya gidersek
Negro'yu arayalım
