Ayşe Ayas
Mat - D sınıfını bu yıl onurlandıran arkadaşımız cana yakınlığı ile hemen ilgi çekti. Okula olan büyük sevgisine rağmen daha ilk dönemde 19 gününü tamamlayan Ayşe 2. Dönem okulumuzun devamlı öğrencileri arasında yeraldı.
Bize göre Ayşe için ev ile okul arasında pek fazla fark yoktur. Dersleri genellikle tırnak törpüleyip şarkı mırıldanarak geçirir. Uzun ve bakımlı tırnakları yalnız çevrenin değil kısa zaman içinde öğretmenlerin de dikkatini çekmiş, arkadaşımız öğretmenlerin kuvvetli ikazları üzerine belki de hayatında ilk ve son kere olmak üzere bu uzun tırnaklara kıymak zorunda kalmıştır. Hatta saçlarının güzelliğini çekemeyen bazı hocalar da onun okula geç kalmasının sebebinin her sabah kuaföre gitmesine yormuşlardır.
Didem ile ayrılmaz bir bütün oluşturan Ayşe bahçenin güzel manzarasını seyire doyamadıkları için her zil çaldığında nöbetçi öğretmenin "Pencere kuşları artık sınıfınıza girin" sözlerine rağmen, tapuladıkları köşeden ayrılmazlar. Bu yüzden yaz tatilinde pencereyi söküp eve götürüp götürmeyecekleri büyük bir merak konusudur.
Ayşe o bitmek tükenmek bilmeyen dedikodularını derslerde de sürdürmesi sonucunda kısa sürede bütün öğretmenlerimizin dikkatinin kendi üzerinde toplanmasına sebep olmuştur. Hatta İngilizce öğretmeni Adnan Bey sene başından beri süren bu konuşmaların nezaman biteceği konusunda telaşa düşmüştür.
Okula yılda bir kere de olsa, erken gelmeyi bin bir güçlükle başarabilen Ayşe bu konuda Serhat'a teşekkür borçludur. Serhat'ın yardımı ile de olsa Ayşe'nin okula vaktinde gelmesi okulda büyük yankılar yaratmış, herkesi hayrete düşürmüştür.
Dünyada hiç bir şey Ayşe'yi soyadının yanlış yazılması veya söylenmesi kadar sinirlendiremez. Bu yüzden Ayaz yazdıkları için öğretmenlerle, Ayazdakaldı dedikleri için arkadaşları ile büyük kavgalara tutuşmuş, bir kaç kişinin hastanelik olmasına (!) sebep olmuştur. Kavgacı bir insan olmayan Ayşe'nin bu hareketleri onun bu konuya ne kadar önem verdiğinin en büyük kanıtıdır. Soyadı ile ilgili olmamakla beraber Ayşe'nin ayazda kalıp kalmadığı büyük bir merak konusudur.
Ayşe'nin içinde yüzlerce şarkı ismi bulunan ve ne işe yarayacağı belirlenemeyen bir liste hazırlaması büyük bir tepki uyandırdıysa da, bütün itirazlara rağmen arkadaşımız bu listeyi hazırlamaya muvaffak olmuştur. Bunun yanı sıra Ayşe'nin güzel şiir okuma ve gizli yönlerinden biri olan şiir yazma gibi üstün özellikleri de vardır.
Kış sporlarına olan aşırı merakı (!) onu İsviçre Alplerine kadar götürmüş. Ayşe belki de bu nedenle sonsuz neşesini ve vurdumduymazlığını Üniversite gerçeğine karşın sürdürebilmiştir.
Bu okula, günün birinde sadece sabahları gidileceğini düşünerek gelen Ayşe, bugün bile hayalinin gerçekleşmemesinin üzüntüsünü taşımaktadır. Bu yüzden okula hiç gitmemeye karar vererek Açık Üniverside gibi bir fikre saplanmıştır. Onun bu fikrinden vazgeçeceğini umarak, ekonomi ve işletmeye olan büyük ilgisi herkesçe bilinen Ayşe'nin bu alanda başarıya ulaşmasını dileriz.