Zeynep Aktüre
– Noo'lur espri yapma.
– Yapıcam!
Bu kararlı sesin ardından çevredeki garibanlar dehşetle kaçmaya başlarlar. Sirenler öterken Zeynep'in çevresinde 1 km çapında bir dairede kimse kalmamıştır. Sonuç: Ohhhh! Bugün sadece beş yaralı var, iki pencere, bir kapı, dört yumurta gitmiş. Üç de intahar vakası... Ucuz sıyırdık
Bu ZIDİST arkadaşımız, ZÖPDEN'in (sınıfımızın korkulu rüyası) as üyelerindendir. (Zaten as olmayan üye de yoktur.) ZÖPDEN' de Orman ve Turizm Bakanlığı gibi önemli (!) bir görev üstlenerek ilerlemeye başlamış, derken ZÖPDEN PAZARLAMA A.Ş.'nin kurulmasıyla çalışma alanını genişletmiştir.
Zeynep'teki üstün basketbol kabiliyeti bir türlü keşfedilemeyince, ne oyunculuk, ne yedeklik önemli olan sportmenliktir diyerek esas benliğine kavuşmuştur. Böylece maça gitme katsayısını yükseltmiş buna karşın tuttuğu takımların maç kazanma katsayıları eksilere düşmüştür. Bunun doğurduğu saplantı sonucunda basket maçlarına gitmemeyi bile düşünmüştür. (Allahtan gözü önünde tuttuğu takım bir maç kazandı da onu intihardan vazgeçirebildik.). Cim Bom ve EFESİ bir kenara atarsak tuttuğu takımlar sırasıyla Eczacı, Eczacı ve Eczacı'dır. Dağlardan Everesti hayvanlardan Dinazoru sevmesi, takdir ettiği basketbolcuların seçiminde ona kılavuzluk etmiştir. (Ayrıca mümkün olsa parlak neonlarla her bulduğu yere Fatih yazdıracağı da kuşkusuz)
Kazara tenefüslerde Zeynep'e rastlarsanız ya yemek yiyiyordur, ya da yemek yiyiyordur. Turşu suyu, MÖ'den kalma peynir, kestane şekeri ve kominyon ayinlerinden oluşan özel rejimi sayesinde ideali olan 130 kg'a en sonunda ulaşabileceği sanıl- maktadır. Sık sık ağrıyan midesinin neden bu kadar hassas olduğuysa hala bir muammadır.
Zeynep'in en belirgin özelliklerinden biri de iyi bir süpürge kaynağı olabilecek saçlarıdır. Bir kesimde en az 88 süpürge çıkabilmektedir. Eşsiz saçları sayesinde 2 km'den tanınabilen Zeynep hocalarımızı da etkisine almış ve şimdiden evde kalmaktan kurtulmayı garantilemiştir. Bahar gelince kabına sığmayan, sırasına zorla bağladığımız zincirlerden kurtulmaya çalışan arkadaşımıza tenefüsleri maximum, dersleri minimuma yaklaşan bir okul ve uzun dinlenmelerin kısa çalışma aralıklarıyla monotonluktan kurtarıldığı bir dinlenme, pardon çalışma, programı düzenlenmiştir. Ders boyunca birbirlerine ve çevrelerine saati soran ZID'ların sıralarına anılarına bir saat çakılması çok uygundur.
Zeynep kendisini çevresindekileri eğlendirmeye adamıştır ve nedense hep yanlış anlaşılmıştır. Halbuki o, insanları bağlayan nesnelere (saç tokası, kravat, ayakkabı bağı vs) karşı savaş açmış bir özgürlük yanlısıdır. Neşesi, ürkünç esprileri, bütün dişlerini gösteren gülüşüyle tanınan Zeynep'in ayrıca pek çok ciddi yönü de olabilir. (ama henüz keşfeden çıkmamıştır.) Bu arada dış ilişkilerindeki süper istikrarın sonuçları da insanların kafalarında görülür. Zaten ne demişler? "Madem yüzme bilmiyordun, kaktüsler niye mor?"
İdeali otarşik yaşam olan Zeynep ODTÜ otarşik yaşam bölümünün bulunmadığını öğrenince şoke olmuş; sonuçta ODTÜ mimariyi onurlandırmaya kakar verince de mimari çevresi komaya girmiştir. İlerde bacası tabanda gizli, kanalizasyon boruları tepeten fışkırtmalı binalar görecek olursanız, bunların Zeynep'in mimarlık dehasının ürünleri olduğundan kuşkunuz olmasın.
Yolun açık olsun, Zeyno!