Alper Özge
Bu arkadaş doğal olarak bizin sınıfın öğrencisidir, yoksa bu sayfada olmazdı. Pek haşarı değildir fakat sınıfta varlığını belli eder. Okuldaki genel halinden söz etmeye çalışırsak; şakalaşmaya meraklı olduğundan zayıf bedensel yapısı onun sık sık marizlenmesine neden olur. Günde en az iki kişiyle dalaşır, amansız savaşlara girer. Emektar sıra arkadaşı Levent, onu çekebilen ender insanlardan biridir. Buna karşın bazen dayanamıyarak o ünlü yumruklarıyla Alper'in omuz ve bacaklarını morartır. Alper'in intikamı acı olur ve Levent minik bir kuş gibi sıradan aşağı uçar.
Ders falan dinlemez. Okula uykusunu almak ve yorgunluğunu atmak için gelir. Derslerde not almaya kalksada yazılar kısa zamanda şekillere, şekillerde resimlere dönüşür. O artık trans halindedir. Kazara Alper'den defter alanlar garip soyut şekillerden ve çirkin yazısından bıkarak ertesi gün defteri kafasına atarlar. Zaten defterleri çoğunlukla dönem sonuna doğru tutmaya başlar. Fotokopi denilen bukaş olmasaydı ne yapardı bilemiyoruz.
Toplu asışları kaçırmaz. Her sabah zorlukla ve söverek kalkar, tabii tek nedeni okuldur. Okula geri geri yürüyerek gelir. Öğretmenler tam umudu kesmişken yazıllar başlar ve ufaktan afallarlar çünkü Alper'in teşekkür almadığı dönem olmamıştır. Ama deha değildir, bildiğimiz gibi her işin bir yolu yordamı vardır!
Sınıfımızın tantana ve eğlence merkezi olan arka sıradan bol bol yararlanır hatta bu işlere fülen de katıldığı olur. Müzikli saati sınıfın gözdesidir çünkü sınıftaki bölücü güçlerin eline geçtiğinde dersler müzik eşliğinde yapılır. Bu, bir cins psikoteropidir. Mehmet Can'ın arkadan attığı tekmelere ve ayak oyunlarına, tükenmez kalemle ayakkabılarını boyayarak karşılık verir. Mehmet Can'ın tüm kunduraları bu sayede değişik desenlere sahip olmuştur.
Tenefüslerde en az bir kere en çok sekiz kere kantine gider. Sıkı çaycılardandır. Kantin bu yolla servetine servet katar desek yalan olur. Nedeni ise bilinmektedir. Kazıklanan kendisi değil ısmarlattığı arkadaşlarıdır. Bunu yanında sınıfın borç para ve bilet kaynağı iken bu kötü huyundan kurtulması ve bunları gizli yerlere saklamayı öğrenmesi zaman almıştır.
Özgürlüğü çok seven Alper, ailesini kaçırmış ve son sınıfta Ankara'da yalnız yaşamıştır. O yatmadan komşuları uyuyamazlar. onlara gece yarısına kadar yüksek sesle pop müzik dinleme sevgisi aşılamıştır. Gece hayatının kalan kısmı ise hala bir sırdır.
Bunun yanında kitap okumayı, caz ve klasik müziğe de meraklıdır. Evine gelenler onun pençesinden kurtulamayarak saatlerce bu cins şeyler dinlemek zorunda kalırlar. Ders çalışmaya alışkın olmadığından Üniversite sınavına çalışmaya başlayınca hayatı kaymıştır. Bir süre sonra bunun da yolunu buldu. Müzik dinleyerek, yemek yiyerek, şarkı söyleyerek veya amuda kalkarak ders çalışabilmeyi öğrenmiştir.
Genelde neşelidir. Eğer gülmüyorsa karakter yönünde demektir. Hele birde damarına basarsanız köpürür, taşar, öyle bir karakter atar ki altından kalkabilene aşkolsun.
Sözü burada bitirerek arkadaşa hayatında başarılar dileriz.