Mehmet Can Buharalı
Mehmet Can, yemeklerden pırasayı, derslerden boş olanını, yazılılardan Milli Güvenliği, takımlardan Orduspor'u sever. Ama yine de fanatik bir Eczacıbaşı taraftarıdır.
Los Abazas'ın kurucularından olan bu zat, üyelikten atılma korkusuyla fani gönül işlerine fazla önem vermemiş ve sarı saçlarına yazık etmiştir.
Gırgır'da ona eren seçme saçmalar bölümünün günlük hayatta ve gönlümüzde yaşamasını M.Can'a borçluyuz. "Adamın biri sağırmış, öbürü solurmuş" gibi özlü sözleri birkaç saniye içinde sıralayabilmesiyle sınfın sevimlileri arasına girmiştir. Bu yüzden onu kendi kendine gülerken görmek de olağandır. Yine bu nedenle yüzünde ve özellikle çene kısmında kuvvetli kaslara sahiptir. En çok korktuğu şey ise gülerken kramp girmesidir.
Doğarken, hastanede bulunmaz korkusuyla yanında bir paket stimorol ve bir çift konvers getiren küçük Can, tüm doktor ve hemşireleri hayretlere gark etmiştir.
Derslerde Mehmet Can parmak kaldırdığı zaman öğretmenler hemen "Aman yeni gelen arkadaşınız birşey söylüyor" diyerek ona söz verirler. Ondaki kimya kafasını sezen öğretmenler. Mehmet Can'ı ne yaparlarsa yapsınlar TÜBİTAK sınavına girmeğe razı edememişler ve bilim dünyası bu alanda kendini kurtarmıştır. Ancak matematik ve fizik bilimlerinin geleceği meçhul.
Hayalindeki bir ehliyet ve iki silindirli Citroen'e sahip olmayışı onu üzen tek şeydir. Otostop hakkında kitap yacak kadar bilgi birikimi olmasına karşn, pratikte başarılı olmamış, sadece sürücülerin "aleykümselamlarına" maruz kalmıştır. Ehliyet aldığı gün, piyasaya "Otostop El Kitabı" adlı eserini sürecektir. Bu kitabın hikaye bölümünde ise mutlaka İngiltere'ye nasıl otostopla gidilebileceği yazılı olacaktır.
"Hayatta herşeyi deneyeceksin" diye bir felsefesi yoktur. Ama yine de basket oynamayı denemiş ve Mülkiye'deki sarı saç eksikliğini gidermiştir. Aytek.in top sürmeyi Mehmet Can'dan öğrendiği rivayet olunur. Fakat hayat ona oyununu oynamış ve çok sevdiği basketbol ile kriket arasında bir seçim yapma durumunda kalmıştır. Aslında mükemmel polo oynayabilirdi. Daha çok ye-ye müziğinden hoşlanır. Her ay polis radyosunun programını okula getirmesiyle aranan bir arkadaş olmuştur. Böylece plakçılara savaş açmış durumdadır.
Teneffüslerde onu genellikle sakin görürsünüz. Konuşmasını ve sakızlarını derslere saklar. Öğretmenlerin arkasından balon yapmak, zeybek oynamak kadar sevdiği bir merakıdır. Dersten atılma konusundaki bilgi birikimini ise, öğretmenimiz Adnan Güryuva sayesinde günlük hayata aktarmış ve bu konudaki ezeli rakipleri Koray ve Üstat Haydar'la kafa kafaya gelmiştir.
İleride İnşaat Mühendisi olmayı düşünen Mehmet Can şimdiden birkaç proje geliştirmiş ve iskambil kağıtlarından yaptığı evlerle bu meslekte başarılı olacağını kanıtlamıştır. Ona Mehmet veya yalnızca Can diye seslenir ve cevap alamazsanız kızmayın. Kendini sadece Mehmet Can olarak biliyor. Zaten Buhara'nın yerini de yeni öğrendi. "Yılda altı ay tatil olsa, kalan altı ayda da okul olmasa ne iyi olurdu" umuduyla gününü gün eden Mehmet Can'a bundan sonraki yaşamında iyi tatiller diler, gözlerinden öperiz.