6-MAT-E · NO. 2589

Mehmet Yaşar Öztürk

Yaşar'ın bozdağlardan sıyrılıp dünyaya açılması Kayseri T.E.D. Koleji'ne gitmesiyle mümkün olmuştur. Bu olay Yaşar'ı 35 yaşında ilk defa denizi görmesinden daha çok etkilemiş, daha doğrusu korkutmuştu.

Aramıza geçen yıl Kayseri'den transfer olan arkadaşımız yaşından beklenmeyecek kadar olgundur Bu olgunluğu ile etrafında bir sevgi yumağı oluşturan Yaşar 1-2 ay içinde geniş bir kitlenin ilgisini üzerinde toplamış ve haklı olarak "BABA" namını kazanmıştır "Baba" olmasındaki etkin bir olay ise şöyle meydana gelmiş: Ankara'da 2,5-3 yaşlarında bir bebek çocuk parkında Yaşar'la tahtravalli yüzünden münakaşa ederken yanlışlıkla Yaşar'a "babba" demiş ve o andan sonra Yaşar "BABA" olmaya karar vermiştir.

İlk iş olarak kendine sivri burunlu, açık kahverengi bir ayakkabı almış ve okulda kendine, çok rahat etki altına alabildiği kişilerden oluşan bir çevre yarattı. Baba olma yolunda emin adımlarla yürüyordu ki, ekonomiye karşı olan zaafı ve farklı insan olma duygusu Yaşar'ı ilginç ideallere yöneltmişti. Kayseri'de 5 sene kalmanın avantjından yararlanarak ticarete atılmış, zor durumdaki bir arkadaşının mallarını gerçek değerinin çok altında bir değerle satın almış, daha sonra tefeciliğe bile başlamıştır. Mali sıkıntılara düştüğü sıralarda aldığı Milli Piyango biletlerini, devlet ekonomisine yararlı olsun diye SEKA'ya yolladığı bile görülmüştür. Uzmanlara göre Yaşar'ın mali sıkıntısının nedeni, yanında beslediği çömezlerin çokluğundan kaynaklanıyormuş.

Yaşar birçok kişi gibi kitap okumayı sevmez ama ekonomi ve iktisada olan aşırı ilgisi onu ilk defa MİLYARDER OLMA SANATI adlı biyografiyi okumaya itmiştir. Şu anda da Sakıp Sabancı ve babasının hayatını okumaktadır. Biyografilerden başka bir ay basılıp en fazla on tane satıldıktan sonra iflas edip kapatılan ekonomi, işletme ve iktisat ile ilgili birçok dergi ve dökümanı arkadaşımızın pansiyondaki yatağının altında bulmanız mümkündür.

Silah taşıma ve kullanmaya izin verilmediği için, Yaşar babalığını silah gücü ile değil beyin gücüyle daha doğrusu karekteri ile yapmaktadır. Yaşar güvenilir, tam anlamıyla dürüst, kötü gün dostu, pek esprili olmamasıyla beraber hoş sohbet bir arkadaşımızdır. Sessiz ve sakindir, kimsenin düşmanlığını kazanmaz fakat arkadaş bulmak içinde çırpınan tiplerden değildir. Okulumuzda elde ettiği arkadaş grubunu gelecektede rahatlıkla bulabilecek ve daha nice arkadaşlıklar edinebilecek bir kişidir Yaşar, girdiği toplumda hakettiği statüye ulaşan, Yaşar'ı bir kaç sene sonra işletme Fakültesinin babası olarak görmek bizi sevindirecektir.

Bir Anadolu çocuğu, bir Anadolu insanı ve bir Anadolu erkeği özellikleriyle, insanın beyinine işleyen ince ve Yozgat şivesiyle bezenmiş sesiyle, kendine has hareketleriyle ve "virt zırt" kırılan gözlük camlarıyla hatırlayacağımız Yaşar'ın, sahip olduğu prensipler doğrultusunda, mutlu, başarılı, ve iktisadi bir hayat sürmesini dileriz.

Mehmet Yaşar Öztürk sayfasının taranmış hali