Selvi Tabak
F sınıfının son senede kazandığı en büyük kozlardan olan Selvi daha önceleri E sınıfını şereflendirmekteydi. Sınıfımızın duvar kenarını kendine mesken edinen arkadaşımız kendine has gülümsemesi ve tatlı gamzeleriyle hepimizin gönlünde kısa zamanda taht kurmuştur. Kendisine yapılan her türlü şakaya dayanma gücüne sahip olması nedeniyle de birçok kişinin takdirini kazanmıştır.
Sosyal faaliyetlere olan eğilimi, onun birara okulumuzun basketbol takımında yer almasına ardından kendisini falklore adayarak Dihar Kız ekibimizin vazgeçilmez elemanları arasına girmesine neden olmuştur. Ancak üniversite hazırlıkları yüzünden tüm bu faaliyetlere bu sene veda etmiş, kendini derslere vermiştir. Yine de boş vakitlerinde tiyatroya olan eğilimiyle özellikle Mesut'un kalbini kazanmıştır.
Son derece yardımsever olan arkadaşımız bu özelliğini çevresine dağıttığı kurs defterleriyle iyice ortaya koymuştur. Defterlerini dağıtmasının yanısıra Selvi iyi bir dert ortağıdır da. Sorunlarımızı dinlemekten asla bıkmamış, çözüm yolları arayarak bizleri rahatlatmayı bilmiştir.
Birçok arkadaşımızın imzasının bulunduğu kalem kutusunda hemen her çeşit kırtasiye malzemesi yer alır. Bu yüzden kalemi olmayanların sığınağı, son dayanağı durumuna gelmiştir.
Derslerde önünde, yanında ve arkasında oturanlarla kısacası dört bir yanıyla tam bir dedikodu koalisyonu içindedir. Bu koalisyona kendini o denli kaptırır ki, öğretmenlerimiz Selvi'yi birkaç kez uyarmak zorunda kalırlar.
Ehliyet almanın hayaliyle yanıp tutuşan Selvi'miz, bu hayalinin gerçekleşeceği günü adeta iple çeker. Bunun bir nedeni de kardeşinin ondan önce davranıp, ehliyet alması olasılığıdır. Ancak bu durumu önleyip kendi arabasına sahip olacağı günlerin düşüyle yaşar.
Saçlarına ayrı bir özen gösteren bu tatlı kız, kendince gerekli gördüğü zamanlarda saçlarını okulda bile yıkaması ile dikkatleri üzerine çekmiştir.
Selvi'nin hobilerinden biri de; üniversite sınavına ve okulun bitmesine kaç gün kaldığını saymaktır. Ortaya çıkan sayılar her seferinde kendisini dehşete düşürür.
Açık sözlü olmak gibi nadir bulunan bir huya sahip olan Selvi bu huyu yüzünden başına açılan dertleri umursamaz. Düşüncelerini dobra dobra söylemesiyle birçok kişinin sempatisini (!?!) kazanmıştır. Buna rağmen bu huyundan vazgeçmemekte ısrarlıdır.
Biyoloji sınavının olduğu sabahlar, okula uykulu gözlerle gelmesi, onun bu derse olan özel ilgisini açıkça ortaya koyar. Bu ilgideki en büyük etken de doktor olup, beyaz gömlekliler ordusuna katılmak arzusudur.
Tatlı, neşe dolu, sevecen arkadaşımıza mutluluk ve başarılar diliyoruz.
