6-TAB-G

Canan Tüzel

"İstanbul'u dinliyorum Gözlerim kapalı..."

Sınıfın kapısına yaklaşınca bu şarkıyı duyarsan, "demek Canan bu sabah da benden erken gelmiş" derim. Sen, ya pencereden dışarı bakıp Zülfü'ye takılıyorsundur, ya da harıl harıl sıranın üzerine kopya yazıyorsundur. Beni görünce ışıl ışıl yanan gözlerinle heyecanlı bir "günaydın" der, sonra da eklersin hemencecik, "Çalıştın mı abi? Çabuk otur da sen de yaz birşeyler sıranın üzerine".

İşte böyle başlarsın sabahlara ve sonra sınav bitince, dalarsın düşlere. Olabildiğince özgür bir yaşamdır senin hayalin. Her sabah gülerek uyanmak isteyerek gitmek istersin üniversiteye. Milyonlarca kitap, gazete ve koskoca bir odada sadece sen. Bir de tiyatrolar, konserlerle dolu bir yaşam. Bu, değil mi istediğin? Üniversitedeki dersler mi, boş ver onları. Hele paranın canı çıksın. Mutlu olmak kişinin elindedir. Para kazanıp mutlu olmaya çalışmaktansa önümüze çıkan fırsatları değerlendirmeliyiz. İşte senin düşüncelerin. Öğretmenler seni hanımhanımcık bir kız sanırlar. Ama eminim azıcık tanısalardı bu düşünceleri tamamen değişirdi. Sen, bu "uslu" görünüşünden memnunsun, ama beni sinir ediyor bazen. Eee, her gevezelik yaptığında öğretmenler beni uyarıyor. Sen de alayla karışık gülümsemeyle suratıma bakıyorsun beni iyice fitil etmek için.

Seni iyice tanımak epey zaman alır, Canan. Ama bizim sıraya şöyle bir gözatan bayağı çok şey öğrenebilir hakkında. Nereden mi? Kalem kutun olmadığı için benimkinin üzerine yazdıklarından, tabii. Bak, şunları yazmışsın.

"No evil, no hatred, no war, no execution, no unhappiness, no unequality. But, make happiness, make love, make freedom, make equality. MAKE PEACE!"

"Yanmak damar damar, nefes nefes" diyor ya değerli bir ozanımız, işte öyle senin düşlediğin yazan. Umarım, olur dilediklerin. Çünkü sen hakettin tüm bunları sevgi dolu yüreğin, doğallığın, mutluluk için çırpınışlarınla hakettin.

Tüm güzellikler seninle olsun.

Canan Tüzel sayfasının taranmış hali