H. Cem Güngör
Hiç sektirmeden okula gelenler listesinin başını çekenlerden biri de sevgili arkadaşımız Cem'dir. Okuluna aşık (!) olmasından kaynaklandığını pek sanmıyoruz; zira asıl sebebin Biyoloji dersleri olduğuna inanmaktayız. Cem, haftanın dört günü okul yanacak olsa okulu asmaz, çünkü o dört gün Biyoloji'yle doludur. Kim asmaktan söz etse "Abi ya, bugün olmaz. Biyoloji var." diyerek o kötü düşünceyi zihninden uzaklaştırmaya çalışır. Geriye kalan bir günü mü merak ettiniz? O çok değerli bir gününü asmak için kullanmamakta dirense de, gözü dönmüş asıcılar (6-E'li Erhanlar) onu cebren ve hile ile okul sınırları dışına almayı başarırlar.
Yukarıda bahsettiğimiz Biyoloji derslerinin her Tab'çı gibi Cem'in de hayatındaki yeri büyük ve önemlidir. Ama bizimki işi daha da ileri götürmüş, bu dersle soluk alıp vermeye, onunla yatıp kalkmaya başlamıştır. Güvenilir kaynaklardan alınan bilgilere göre Cem çok geceleri Biyoloji çalışırken kitabın sayfaları üzerinde uyuyakalmıştır (!)
Arkadaşımız Cem'in diğer önemli bir özelliği de düzenliliğinden ileri gelmektedir. Cem öylesine düzenlidir ki Türk Dil Kurumu'nun 1983 sözlüğünde düzenlilik sözcüğünün karşısına "Cem" yazılması yeterli bulunmuştur. Bunun yanısıra dürüstlüğü, çalışkanlığı, yardımseverliği, centilmenliği hem bizim hem de öğretmenlerinin gözünde onun saygın bir kişilik kazanmasını sağlamıştır.
Bizim sınıfa girdiğinizde birinin Carmen'den, Kafkas Skeçleri'nden ve Rhapsody in Blue'dan bölümler mırıldandığını duyar ya da tahtanın bazı köşelerinin Mozart'lar, Beethoven'ler, Bizet'ler, Haendel'lerle dolu olduğunu görürseniz, bu işi yapan zat-ı muhteremin Cem olduğundan hiç şüpheniz olmasın. Çünkü Cem gerçekten de tam bir "Klasik Hastası"dır. Bir eserin kime ait olduğunu sormak gibi bir talihsizlikte bulunursanız, Opus No'su (o da neyse?) ve hangi tonda yazılmış olduğu dahil bu konuda istediğiniz ya da istemediğiniz tüm bilgileri pek zorlanmadan sayıp döker, sizi de sorup soracağınıza pişman eder. Onun ilgi alanına giren bu gibi konularda yanlış birşey söylememeniz menfaatiniz icabıdır, hemen belirtelim.
Cem'in dikkat çekici bir başka özelliği de güzel sanatlara özellikle de resme olan düşkünlüğüdür. Böyle dediğimize aldanıp da bizimkinin bir ressam olabileceğini sakın aklınıza getirmeyin, çünkü resme haksızlık etmiş olursunuz. Tabii eğer çöpten adamın ve beşgen bir evin resim olduğu konusunda şüpheniz yoksa...
Gülmeyi, güldürmeyi seven, en korkulu sınavların olduğu günlerde bile gayet mutlu bir şekilde, neşeli bir melodi mırıldanarak sınıfa giren ve de etrafındakilerin hayret dolu bakışlarını üzerinde toplayan arkadaşımız, yaşamın bu tip korkularla, sıkıntılar, problemlerle geçirilemeyecek kadar değerli olduğuna inanmıştır. Ona göre yaşamak mutluluktur, mutluluk yaşamaktır.
İdeali iyi bir doktor olmak ve insanlara şifayla birlikte mutluluk dağıtmak olan sevgili Cem'e en içten sevgilerimizle...
Mutluluklar seninle olsun!
