6-TAB-G · NO. 1340

Özlem Akbulut

Sessiz ve masum karakterlerinin altında, samimi her türlü şakayı kaldıran, etrafındakileri mutlu edebilmek için çırpınan, gerçek dost diyebileceğiniz kişiler vardır ya... İşte 6-Tab-G sınıfının göze çarpan simalarından Özlem'imizde böyledir.

Yüzünden hiç eksilmeyen o tatlı gülümseyişiyle bize her zaman moral ve neşe kaynağı olan sevgili arkadaşımız içtenliği ve canayakınlığıyla gönüllerimizde taht kurmayı başarmıştır.

Sahip olduğu üstün meziyetleriyle herkesin sevgi ve ilgisini üstünde toplayan Özlem'in aklına koyduğu işi en iyi şekilde yapması ve hiçbir zaman kendi bildiği yoldan şaşmaması en takdir edilen özelliklerinden biridir. Bunu özellikle hepimizin korkulu rüyası olan Biyoloji dersinde de göstererek çoğumuzun mahvolduğu yazılıdan 8 alan yegane öğrenci ünvanını kazanmış ve bazı arkadaşlarımızın şoka girmesine neden olmuştur.

Sıra arkadaşı İpek ile tatlı bir okul yaşamı sürerken, derslerde kendi dünyasına kapanmayı tercih eden arkadaşımızın soru yönelttiğinde anında cevap verebilmesi hepimiz için bir merak konusu olmakla beraber, bizleri o dünyasında bile dersi düşündüğü yargısına götürmektedir.

En mutlu anlarının arkadaşlarıyla geçirdiği anlar olduğunu vurgulayan Özlem, dedikodudan hiç hoşlanmamasına rağmen, son havadisleri kaçırmayı da pek istemez. Bu sebeble hafta sonlarında evinin kapısını ardına kadar açması başta İpek olmak üzere çoğumuzun orayı 2. adres olarak benimsememize yol açmıştır.

Müziğe karşı ilgili olan bu arkadaşımızın en büyük zevklerinden biride yaz tatili ile ilgili plânlar yapmaktır. Üzerinden uzunca bir zaman geçmesine rağmen hala Marmaris-Kerme'nin etkisinden kurtulamamıştır. Kendisine çok yakıştığına bir türlü inandıramadığımız, Özlem'in en nefret ettiği şeylerden biri de gözlük takmaktır. Gözlüklerine gösterdiği aşırı itina nedeniyle (!!) ayda bir gözlük yenilemek zorunda kalan arkadaşımız, gözlerimizin değerini bilmemiz konusunda konferans çekmeyi alışkanlık haline getirmiştir. Gözlük kullanmakta inat etmesi sonucu yolda karşılaştığı en yakın arkadaşlarına selam bile vermeden geçmesi, artık doğal karşılanmaktadır.

Bu sevimli arkadaşımızın tek kusuru ise onu herşeyin hemencecik üzmeye ve ağlatmaya yetebilmesidir. Her konuda çok duygulu ve hassas olmakla beraber, son sene bu alışkanlığından kurtulmuş görünmesi onun bu özelliğini ortaya çıkarmaktan hoşlanmamasından kaynaklanır. Sessiz ve derinden gitmeyi seven arkadaşımız pek çok yazılı sonrası "çok kötü geçti", "hiç yapamadım" demesine karşın genelde en yüksek notları almayı başarmaktadır.

İlerki yaşamında şirinliği ile tüm gönülleri fethedeceğine, olgunluğu ve iradesi ile hayatta önüne çıkabilecek tüm güçlükleri yenebileceğine inandığımız arkadaşımıza, başarılı bir gelecek dileriz. Tüm mutluluklar, güzel günler senin olsun...

Hoşçakal tatlı kız...

Özlem Akbulut sayfasının taranmış hali