6-TAB-G · NO. 1275

Seca Gürbüz

Aslında okula gelişini yazmak isterdik ama bu imkansız, çünkü Seca okula hepimizden önce gelir ve bizler onu kurtuluşu bekleyen mahkumlar misali pencereden dalgın dalgın bakarken buluruz her sabah.

Seca ayetle hadisin farkını bilecek kadar dinden, "elope" lafının anlamını bilecek kadar İngilizceden, 6,02x10²³'e kadar kimyadan, korgeneralin rütbesini çizecek kadar milli güvenlikten, topun kendisini potaya atmasını önleyecek kadar basketten, opsidienin ne olduğunu bilecek kadar jeolojiden, IMF misali etrafa ışık saçacak kadar Turizmden veeee... Felis Tigris taklidi yapacak kadar BİYOLOJİDEN anlar.

Belgrad'dan önce Diyarbakır'a, sonra da uğursuz bir sam yelinin azizliğiyle Ankara'ya kadar sürüklenen Seca hasretin canına tak dediği anlarda, "Yeşilim, alım. Hani benim DAL'ım!" gibi beyitler söyleyerek hepimizi duygulandırır.

Sene başından beri Cem, Umur, Eda ve diğerlerinin kafalarını bitmez bir enerjiyle şişiren Seca, son zamanlarda da Yakup ile Necati'nin genelde vatan ve millet hakkındaki bitmez sohbetlerini dinlemiş ve kafa şişirmede onlardan geri kalmamak için 32 kısım tekmili birden Belgrad anılarını piyasaya çıkarmıştır.

Okulumuzda Anadolu ve Kızılay dersanelerinin egemenliğine karşı inatla "maymunlu dersane"yi savunan Seca ilk ve tek olma özelliğini dersaneyle de devam ettirmiştir.

Onüç sayısının uğuruna inanan arkadaşımız, ayın onüçünde yapılan Biyoloji sınavlarında başarılı olacağına inanır. Sadece inanmakla kalması ise tüm bunalımlarının temel nedenidir, bizce!

Üniversite sınavlarına sırf adet yerini bulsun, yeşillik olsun diye girdiğini söyleyen arkadaşımızın gizli ideali "Uluslararası İlişkiler"dir. Bu bölümü kolaylıkla kazanabileceğine inandığımız Seca'nın gelecekteki muhtemel diplomasi kariyerinde şimdiden başarılar dileriz. (Bu denli emin olabiliyoruz çünkü Seca azmettiği taktirde her istediğini elde edebilecek bir karaktere sahiptir.)

Hanımlığı, nezaketi, güzelliği, insancıllığı ile dikkatleri üzerine çeken bu Senoritanın hiç mi kusuru, hiç mi zaafı yok diyeceksiniz, kusur hakkında birşey diyemeyiz ama korkunç bir zaafı olduğu kesin, hemde bir yiyeceğe karşı. Nasıl mı oluyor? Bakınız nasıl oluyor:

Tüm frenk ve acem diyarlarını gezmiş olan Seca'yı ne Avrupa'nın pratik yemekleri ne de Güneydoğu'nun acılı lahmacunları bircik aşkından vazgeçirememiştir: ÇİKOLATA! Seca tam anlamıyla bir çikolatamandır. Çikolata bulamadığı zamanlar krize girer ve saldırganlığı arkadaşlarını ısırma boyutuna varabilir.

Hayat felsefesi "Canımı al, çıkolatamı alma!" olan bu kibar, güleryüzlü, candan arkadaşımıza hayat boyu mutluluklar dileriz. Seni sevdik, seviyoruz, seveceğiz, Seca....

Seca Gürbüz sayfasının taranmış hali