Selçuk Karadağ
... Ve işte üzerinde durulması gereken bir sayfa, ve işte O. Okulun tartışılmasız en renkli karakteri.
Bu okula onun gibisi gelmemiştir, gelmiyecektir gelmemelidir. O, bu okulun sahip olmaktan gurur duyması gereken bir ekoldür diyeceğiz ama ekol kelimesinin sınırları onu anlatmak için çok yetersiz kalmaktadır. Bu okulda herkez espri yapar fakat kimse onun esprilerinin kalitesini tutturamaz. Bırakın bu kaliteyi tutturmayı, lafını etmeye bile utanırlar. O doğuştan ressamdır, karikatüristtir. Elinde kalemiyle doğduğu söylenir. Hayal gücünün sınırları onun beyninde biter. Yaratıcılık onun için yaratılmış bir kavramdır. Tam anlamıyle bir sanatçıdır. İleride bu yeteneklerini değerlendirebileceği ve harcanmayacağı tahmin edilmektedir. Onu anlatmaya başlamışken sempatikliğinden bahsetmeden geçmek olmaz. Bir sempatiklik anıtı yapılacak olsa, onun heykelini yapmak yeter.
Değinilmesi gereken bir yönü de parlak zekasıdır. Bu parlak zekası ile herzaman dikkatleri üzerine çekmiştir. Kimya dersine gizli bir kabiliyeti olduğu sanılmaktadır fakat nedense bunu bir türlü kullanamamıştır. Her bakımdan değişik bir hayat felsefesi, düşünüş ve davranış tarzı vardır. Her şeyin Orijinalinden hoşlanır. Orijinal olan her şeyin hayatı yaşanılır kıldığına inanır. Yeniliklere herzaman açıktır. Çoğu zaman gerektiğinden fazla girişkendir. Nerede nasıl davranılacağını çok iyi bilir.
Yani sizinde anlayacağınız gibi O dünyaya yüzyılda bir gelenlerdendir ve böyle bir çocuğu dünyaya kazandırdıkları için annesine ve babasına teşekkür etmek gerekir. Arkadaş ilişkilerinden söz edecek olursak, arkadaşlarına herzaman hoşgörülü davranmıştır. O iyi insanları sever ve onlara değer verir. Herzaman için kesinlikle çok güvenilir bir insan olmuştur. Bu özelliklerinden dolayı çok samimi ve kalıcı arkadaşlar edinmiştir. Çok iyi paten yaptığıda söylentiler arasındadır. Bu kadar muhteşem bir kişi olmasına rağmen onun'da diğer ölümlüler gibi küçükte olsa bazı hatalı yönleri vardır. Oldukça sorumsuz ve üşengeçtir. Cebindeki paraya bakmadan berbere girdiği ve çıkışta berberin parasını ödeyemediği bile olmuştur. Gırgır'a göndermek için çizdiği karikatürleri postalamaya üşenmesinden dolayı ancak bir ay sonra Gırgır'a gönderebilmiştir. Ama onu özetlemeye kalkarsak, harika bir vücut, muhteşem bir zeka, ve EMSALSİZ bir yetenekler birleşkesi diyebiliriz.
Son sene gelip çattığında, ondan ayrılma vakti geldiğinde bunun hâla bir rüyâ olup olmadığını anlıyamıyoruz. Acımızı kelimelerle anlatmak mümkün değil. Ve burada bu yazıyı bitirirken, gözyaşları arasında ona hayatta başarıların en büyüklerini diliyoruz.