Subutay Aktop
Tarih 25 Şubat 1968. Günlerden Cuma. O sabah hava yağmurluydu karda yağıyordu. Pencerelerinden güneşin ilk ışıklarını seyredenler onlardan habersiz yeni günü karşılamaya hazırlanıyorlardı. Hükümet uyuyordu, milyonlarca masumu bir tehlikeye karşı uyarmamıştı. Millet büyük bir gaflet ve dalalet içindeydi.
Ne olmuş idi, ne olacak idi.
İşte o saçma sapan günde, Amasya'da saçma sapan bir çocuk doğdu. Adını Subutay koydular. O artık aramızdaydı. İşte sınıfımızın sarı renkli simalarından olan Subutay'ın doğumu maalesef böyle gerçekleşti.
Türünün nadir örneklerinden olan Subutay'ın en çok bulunduğu ekosistemler okullardır. Buralarda sınıf denen kovuklarda bir sıraya türemiş olarak onu ve onun gibileri görmek mümkündür.
Çok dayanıklı bir tür olan Subutay hakkında incelemeler hala sürmektedir. Özellikle 6 yıl liseye nasıl tahammül ettiği, çıldırmadan sonuna kadar emin adımlarla yürüdüğü araştırılmaktadır.
Uyuyarak yaşanmaz diyenler, buyurun bizimle sınıfa Subutay için ortam farkı yoktur. Uyumak onun için bir gereksinim hatta bir sanattır.
Okul hakkındaki fikrini "I hate school" diyerek dile getiren vatandaşımız zevkine ve rahatına olan aşırı düşkünlüğünden dolayı sınıfa birinci dersin ikinci çeyreğinde teşrif eder, öteki derslerinde sıraya protesto cümleleri yazarak geçirir (I don't want nuclear war etc.)
Einstein'da öğrenciyken tembelmiş cümlesi ona orta ve lise hayatında ana fikir olmuştur. Eğer bir hocasının aklına gelipte ona soru sorma gafletinde bulunursa, bu mahlukatın yapacağı iş önce kızarmak sonra teorik düşünüp pratik cevap vermek olacaktır. Arkadaşımız hiçbir zaman kitaplara bağlı kalmamış her dersi mantığıyla halletmeye çalışmıştır. Bu konuda o kadar başarılı olmuştur ki okulumuza Eylül ayları içinde abone olmuştur.
Matematiğe olan engin sevgisi ve dehası onun bu alanda çalışmalar vermesini sağlamıştır. Derin araştırmalar sonucu bulduğu 2 + 2 = 5 formülü bilim dünyasında büyük heyecan uyandırmış, çıkan olaylarda 3 profesör 4 doçent ölmüş, 8 kişi yaralanmıştır.
Sevgili matematiğinden son sınıfta ayrılmak zorunda kalan arkadaşımız, biyoloji sınıfına iltica etmiştir. Onu labaratuvar'da oymalı beyaz önlüğü ve aslanlar gibi döğüştüğü mikroskobuyla görmek mümkündür.
Soğuk espri onun en yakın dostudur. Satranç oynamak mantıklı düşünmek objektif olmaya çalışmak onun en yakın gıdasıdır. (Not: Espri yaparken yanına yaklaşmak tehlikelidir.)
Arkadaşımıza tüm Üniversite ve özel hayatında başarılı ve mutlu olmasını diliyoruz.