6-MAT-A · NO. 2602

Baler Eskibatman

Akdeniz'in sonsuz maviliklerinden koparak, 1984'ün sıcak bir Eylül günü aramıza katılan bu iyi niyetli arkadaşımız her ne kadar gelmiş olduğu okulu unutmakta zorluk çektiyse de, kısa denebilecek bir süre içinde hem bir Anadolu Liseli ruhu kazanmış hem de memleketinin vermiş olduğu sıcakkanlılıkla olacak bizlerle çabucak kaynaşmıştır. Beraber olduğumuz şu iki sene içerisinde "herkesle iyi geçin" parolasını başarıyla uygulayan ve arkadaşlık kurmakta hiç zorlanmayan arkadaşımızın özellikle kız arkadaşlar yönünden şanslı olması onda şeytan tüyü olduğu konusunda bizleri şüpheye düşürmektedir. Gevezelik etmeyi çok seven arkadaşımızın, bir kişiyle konuşmadan bir sınav süresince bile duramayacağı fikri giderek kuvvetlenmektedir. Üniversite sınavlarında ne yapacağı merak konusudur. Bu konuyu muhabbeti çok severim şeklinde yorumlaması da ayrıca ilginçtir. Tüm 6. sınıflar arasında ehliyeti ilk alan olmak, Baler'in haklı olarak övünç duyduğu bir şeydir. Arkadaşımız ehliyetine daha 5. sınıfın ilk aylarında sahip olmuş, bu konuda birçok kimseye de öncülük etmiştir. Talebelerinin ardı ardına ehliyet alması onun bu konuda ne kadar başarılı olduğunun bir kanıtıdır. Bazen kendisine pahalıya da mal olsa, sözünde durmak Baler'in prensiplerinden biridir. Davranışlarında daima ağır ve ölçülü olan Baler, giyimine özellikle dikkat eder. Sırf bu yüzden sabahları uykusundan fedakarlık ettiği sanılmaktadır. Zaman zaman, giydiği kazaklarla sınıfta ekol yaratan arkadaşımız bilhassa kızlar arasında arkası telefon konuşmalarında bile devam eden bir hayranlığa sebebiyet vermiştir. Kazakları bu kadar ilgi toplaya dursun, bütün kış ayları boyunca boynundan eksik etmediği yerleri süpüren beyaz atkısı görkemli uzunluğuyla yalnız öğrenciler arasında değil öğretmenler arasında da konuşmalara neden olmuştur. Müzikle de yakından ilgilenen arkadaşımız, bu konuda her hafta bir müzik dergisi çıkarabilecek kadar bilgiye sahiptir. Bunu da müzikle ilgili yayınları yakından izlemesine borçludur. O kadar çok şarkı ve grup adını kafatasının hangi ambarında depo ettiği tüm çabalara rağmen öğrenilmemiştir. Gitar da çalan arkadaşımız bu konuda da iddialı olduğunu fırsat buldukça kanıtlamaktan zevk duyar. (Biraz ukala olduğunu artık anlamışsınızdır herhalde). Gitar partilerinin daima aranılan bir adamıdır. Çalmak için güzel şarkılar keşfetmek ve bunları arkadaşlarına çalıp söylemek, bu arada sevabına birkaçını da öğretmek hobisidir. Dersane çıkışlarını en iyi şekilde değerlindirmeye çalışan Baler, bilhassa böyle zamanları bilgisayar oyunlarıyla geçirir, bu amaçla salonları dolaşarak oynamağa değer oyunlar arar. Çok şanslı olmasını adının ilk üç harfinden aldığını söyler durur ama gerçek kaynağı hiçbir zaman öğrenilmemiştir. En büyük zevklerinden biri olan basketbola olan tutkusunu Hortaş'ın Ankara'daki hiçbir maçını kaçırmayarak kanıtlamıştır. Maçlarda kendi halinde oyunculara taktikler vererek takıma büyük fayda sağlamıştır. Yaptığı kritikler gazetelerde sekiz sütuna manşet olacak türdendir. Yemek konusunda da titizdir. Hamburger ve kolaya kendi deyimiyle tapar. Ama bu onun ev yemeklerine olan düşkünlüğünü etkilemez. Annesini ve güzel yemeklerini özellikle sever. Bilgisayar mühendisi olmak isteyen, fakat zaman zaman karamsarlığa düşen Baler'e tüm hayatı boyunca bol "MAVRA" sağlık (!) ve mutluluk dileriz.

Baler Eskibatman sayfasının taranmış hali