Gülsun Yaşa
"Şimdi derse girsem bile Biraz sonra uyuyabilirim Madem ki bu keyif, bu hayat benim Ve madem ki sıralar kimsenin değil." dedi ve uyudu. Onu anlatmaya, kaldığı yerden devam edelim,
Sınıftaki konumunun tüm elverişsizliğine rağmen ki en ön sırada ikamet eder, ders dinlememeyi, uyumayı ve geçmeyi başarır. Dersler içinde istisna olarak matematik derslerini ilgiyle izleyip hocamızın "doğru yaptık değil mi?" sorusuna "hayır" diye cevap vermeyi gelenek haline getirmiştir. Gerçi kısa sürede hatasını anlayıp yerine döner ama iş işten geçmiş ve o çoktan kızarmışdır. Kendi kendini eleştirmeyi başaran sayılı insanlardan biri olan Gülsun, güçlü konuşma ve ikna yeteneği ile sınıf şairlerine bile konu olmuştur.
Gel kim olursan ol gel
Üzülme Gülsun seni ikna eder
Lakin dikkatli gel
Sonuna kadar savunsan da fikrini
Unutma karşındakini
Ne de olsa Gülsun
bu, değiştirir zihnini!
Bu arkadaşımız en çok çoraplarının kirlenmesine ve adının yanlış söylenmesine sinirlenir. Gülsüm'ün ay yani Gülsun'un adını bir türlü öğrenemeyenler özellikle saçları kesildikten sonra ona kısaca "cim cime" demeye başlamışlardır. O ise nadide adından vazgeçmemekte kararlıdır ve isminden dünyada bir tane daha olmadığını savunur. (Bulanlar sevabına haber versinler.)
Sevil ile kurdukları güçlü dostluk, idealler, şiirler, küçük çılgınlıklar, pastalar ve Billy Joel ile örülmüştür. Bu güzel dostluğun sırrını soranlara ise beraber yemek yemeyi, beraber asmayı, karşılıklı saygıyı ve açık sözlülüğü önerirler. Gerçekten de bu iki kişinin zevklerinin kümeleri müzik, kitap, şiir, tiyatro, iskender kebap konusunda kesişir.
Gülsun güçlü sesi ve müthiş yorumuyla sevdiği şarkıları seslendirirken, ders çalışanların tüm sempatisini (!) üzerine toplar ama hiçbir şey onu konserlerinden alıkoyamaz. Çevresini biraz renklendirmek ve ortamı daha yaşanır hale getirmek için sınıfa çiçek getirme denemelerinde bulunmuş ancak çiçekler ortama uyum sağlayamayarak isyan etmişlerdir. (Yalnız son getirdiği hala yaşıyor.)
Bu çiçek sevgisi ise ona gerçekten çok sevdiği ve üç güzel yıl yaşadığı Bursa Anadolu Lisesinden bir hatıradır. Bu sevgisi sık sık,
"—Yeşil Bursa, Uludağ, oley! diyerek dile getirir. cana yakınlığı ve güleryüzlülüğü ile olgunluğu bağdaştırabilen, değer verdiği herşeyi dürüstçe savunurken çevresine yardımı esirgemeyen ve dopdolu yaşamını müzikle süsleyen "dosdoğru bir dost"dur, Gülsun. İnsanları tanımaya çalışmış çalışırkende bazen yanılmış, bazen gerçekten sevilmiş, bazen de anlaşılmamıştır. Onu anlamak isteyenler;
Imagine All The People, Living Life in Peace.
Başarman Dileği ile...