Uğur Karaman
Uğur, aynen resimdeki gibi kıvırcık saçlı fıldır fıldır gözleri olan bir çocuktur. Kendisi 3 yıl önce bir sonbahar sabahı aramıza katılmıştır. Aramaza katıldığında mini mini 155 boylarında 14 yaşında saf temiz, bir Washington delikanlısı olan Uğur kısa sürede serpilmiş olgunlaşmış ve kısa zamanda abidinpaşadan beşevlere kadar herkesin tanıdığı biri olup çıkmıştır.
Sınıfın bir köşesinde sessiz sedasız oturan Uğur ancak son sene 6-A'ya lâyık bir öğrenci olduğunu ispatlamıştır. Kendine özgün hareketleri ile derslerimize renk katmıştır. Bir insanın çıkarabileceği her türlü sesi çıkarıp bununla yetinmeyen Uğur kuzularada el etmiştir. Herhangi bir derste "Gaaark, Oh!" Diye bir ses duyulduğunda sınıftaki bütün kafalar kimisi gülerek, kimisi kızarak bu garklayana döner. Sınıfta bazılarımızın onunla düelloya bile gireriz. silah ise tabiki Gark sesidir. Hakemin başla komutuyla birlikte Uğur' dan duyulan ve ortalığı yıkacak kadar kuvvetli üç patlama şey pardon garklama sesi onun galibiyetini bütün okula ilan eder.
Şimdi gelelim Uğur'un Amerikan modasının nadideliğini tümüyle yansıtan kalın lacivert ve enine kırmızı çizgili cicimi cici kravatına (BKZ. RESİM) resimde de gördüğünüz bu nesne Uğur'u aramıza katıldığı ilk sene kendisini 5 Km uzaktan tanımamızı sağlayan bir reflektor görevini görmüştür. Fakat boynundan sallanan bu şeye bazıları hakaret etmekte ve ona Uğur'un yuları demektedirler. Ama biz bu hakareti hiç mi hiç kabul etmeyiz (!) fakat bu kravatı her görüşümüzde şok geçirmekten kendimizi alamayız.
Uğur'un en büyük zevki gitar çalmaktır. Okuldan döndüğünde uniformasını dahi çıkarmadan hemen odasına koşar elektrosunu kapar ve saatlerce N.Y.L.A., Washington ezgileri çalar. Akşamları onu ziyarete gittiğimizde onu heavy çalarken buluruz. Bu işe kendini öylesine kaptırmıştırki, geldiğimizi dahi farketmez çoğunlukla.
Uğur'un diğer bir zevki de matematik çalışmaktır. Türkiye'ye geldiğinden beri matematikten ikmale kalır ama her sene de en yüksek notu alarak geçer, ne var ki, olanlar olmuş tatil zehir olmuştur. Ama tatil filan Uğur'un umurunda değildir. Onun için mutluluk, kedisi "Horoscope" ve elektrogitarından ibarettir.
Uğur'un en önemli meziyeti de Amerikan sokaklarında dolaşırken edindiği ve her türlü kelimeyi kapsayan müthiş kelime hazinesidir. Bu hazine İngilizce sınavlarında hepimizin can simidi diye sarıldığı bir hazinedir. Uğur'un oturduğu bölgedeki notların yüksekliği bazıları tarafından kıskanılarak sevgili arkadaşımıza kopya çekiyor diye iftirada bulunurlar. Fakat Uğur, yukarıda söylediğimiz meziyetini kullanarak (GAAARK) Bu kişileri alt etmeyi başarmıştır.
Uğur belki de bizden bir yıl küçük olduğundandır, henüz bir ideal edinmemiştir. Üniversite sınavlarına laf olsun diye katılacak olan arkadaşımızın tek istediği gitar çalınabilecek bir bahçesi olan bir Fakülteye girmektir. Bunda gerçekleştirmek için üniversite sınavlarında ODTÜ gitar-oloji bölümünü ilk tercihi olarak yazacaktır.
İşte bizim Uğur'umuz, hayatını şu ana kadar hep gülerek, güldürerek geçirmiştir. O nereye giderse gitsin her şeyiyle gönlümüzde bir yer kurmuş olarak yaşamaya devam edecektir. İngilizce yazılılarında yaptığı yardımdan dolayı ona sınıfça teşekkürü borç biliriz. Bundan sonraki yaşamında yardımseverliğini kaybetmemesini ve tüm güzelliklerin onun olmasını dileriz.