Hakan Betir
Sınıfımızın bir numaralı Breakçisi Hakan (Shrimp) karşınızda. Şu renksiz resmine bakıp yakışıklı Hakanımızı kötü değerlendirmenizi istemediğimiz için öncelikle yeşil gözlerini anlatmakla işe başlıyoruz.
Hakan'la ilk tanışan ya da O'nu ilk gören bir kişi öncelikle gözlerinden etkilenir. O'da bunun farkında olduğu içindir ki herhalde öncelikle beğendiği kızları, gözleriyle kendine hayran bırakmayı çok iyi bilir. Ama tek bir hata yapar; O'da kendisinin beğenmediği kızları da yanlışlıkla kendine aşık ettiğinin farkında olmaz. Dışardaki kızlarla uğraşmaktan okulun içindeki kızları gözlerinden ve sevimli gülüşünden mahrum etmişken, ilk dönem yaptığı 39,5 gün devamsızlık onu okula bağlamıştır. Sınıfta devamsızlık rekorları kıran Hakan, Çetin Beyin'de uyarıları ile bu dönem okulda kalmayı kendine bir görev bilmiştir. Okulumuzun bekçisi sanını kendisine yakıştırdığımız ve onun için üzüldüğümüz bir sırada Hakan'ı bu olayın pek etkilemediğini anladık Lâkin Hakan, evinde almadığı uykusunu rahatlıkla okulda almayı bilmiş bir öğrenci olarak, gurur duyduğumuz bir arkadaşımızdır. Ama sakin bu cümleye bakarak Hakan'ın çalışmadığını düşünmenizi istemeyiz. Hakan çok çalışkan iyi niyetli son derece yardımsever (özellikle yazılılarda) insan üstü bir varlıktır. Şimdi Hakan'a melek desek yeridir çünkü şeytanlarda melektir Merak ettiğimiz şey bu melek, kimseyi incitmeyi sevmeyen Hakan'ın niye Uzakdoğu sporlarından Ninja'yı öğrenme ihtiyacı duyduğudur? (Neyseki bu yeteneğini kullanmadığından pek kimse etkilenmemektedir) Yinede Ninja sporunu çok seven Özkan'la iyi bir ikili oluşturdukları bir gerçektir Bu ikili başkan ve başkan yardımcılığı görevlerinde
de ayrılmamış, sınıfta kötü bir durum olduğunda Özkan okula gelememiş herşey Hakan'ın başına Bizim sevimli başkan yardımcımızın bir özelliğide başladığı işi yarıda bırakmamasıdır. (Ders çalışmak gibi (!)). Anadan doğma breakci gibi break yapmasınıda bu özelliğine borçludur.
Aman bozuk radyo veya benzeri elektrikli aletiniz varsa hemen Hakan'a verin bir çırpıda deva bulur ve birazcık sesi çıkıyorsa artık o da kesilir (ölüm bazen kurtuluştur)
Hakan'ı tanımayanlara bir tavsiye, sakın onunla bahse girip yemek borçlanmayın.
Arkada, et, tavuk, çikolata hariç ne bulursa siler süpürür.
Lise 1'de geldiğinde sakin ve masum olan Hakan azılı arkadaşlarının tuzağına düştüğünde bu sessiz ve saflığını sinsice sürdürme yoluna gitmiştir.
Breakdance'i, çok iyi yapıp öğrenmedik hiç bir şey bırakmadıktan sonra; kitaplığında duran tertemiz kitaplarının yüzünü açacağını sandığımız bir anda Hakan, folklor'a merak sarmış ve bu seferde folkloru fethetmeye gitmiştir. Hiç istemediği halde folklor çalışmaları yüzünden bazı derslere giremeyen Hakan'ın bu senenin sonuna kadar folkloru bırakmayacağı sanılmaktadır.
Çok ilginç huylarından biri olan Perşembe günü şarkı söyleme Cuma günüde dans etme işini Hakan Perşembe günü için Cumaya yaklaşıyor, Cuma günü içinde bitiyor açıklamasını yaparak bizi aydınlatmıştır. Böylece bizde Pazartesi günleri niye somurtup kimseyle konuşmadığını öğrenmiş oluyoruz.
Avrupa görmüş Hakan nezaket ve görgüden nasibini almış nadide arkadaşlarımızdan biridir. Her zaman tatlı sevimli hareketleri, Matematiğe özellikle integral'e olan düşkünlüğüyle hatırlayacağımız Hakan'a hayatında başarılar dileriz.