Sibel Temür
Colormatik esrarlı gözlüklerin arkasındaki esrarlı gözleri, tatlı gülümseyişi ve hareketliliğiyle Sibel, hemen ilk bakışta dikkatinizi çeker. Onu tanıyınca gerçekten ne kadar neşeli ve sevecen olduğunu anlarsınız.
Herkese özellikle de sevdiklerine karşı anlayışlı olan Sibel çok az sinirlenir. Ama sinirlenince de onu kimse durduramaz. Hakkını aramasını çok iyi bilen arkadaşımız, başkalarının haklarını da gözetmeyi ihmal etmez.
Kendisinin derslerle arası oldukça iyidir. Evde hiç (!) çalışmadığını ısrarla belirten arkadaşımız, her ne hikmetse, özellikle tarih derslerinde konu anlatarak bir çok arkadaşının hayatını kurtarmıştır. Genelde sekizin üzerindeki notlarıyla öğretmenlerle de arası iyidir.
Sibel doğaya olan hayranlığını derslerde de gizleyemez. Öğretmenlere belli etmeden, karşı tepedeki ağaçları ve güneşin batışını seyreden arkadaşımız, zaman zaman dişi bir Robinson Crusoe olmayı bile düşlemiştir. Atlara ve çocuklara olan sevgisiyle de bilinen Sibel sadeliği, canlılığı, dürüstlüğü sembol eden bu canlılara hayrandır.
Boş zamanlarında sinemaya gitmeyi çok seven Sibel özellikle kültür ağırlıklı filmlerden hoşlanır. Son zamanlarda arkadaşlarıyla gittiği tiyatro oyunları sayesinde aynı zamanda tiyatroya olan sevgisini de kanıtlamıştır.
Memleketi Giresun'u ve yatılı olarak okuduğu Bursa'yı dilinden düşürmeyen arkadaşımız, fırsat buldukça Bursa'daki arkadaşlarını, yatakhanedeki ilginç anılarını anlatır.
Sibel sosyal faaliyetlere de oldukça yatkın bir elemanımızdır. Keman çalmayı çok iyi bilmesine rağmen arkadaşlarının ısrarlarını geri çevirmiştir.
Hentbol ve atletizm gibi sporlarla da yakından ilgisi hepimizce bilinir. Her ne kadar bu konuda gelecek vaad etse de, o yine takımın başarısızlıklarını kendi kaptanlığına yorar.
Lise sonda G şubesinden B'ye transfer olan Sibel, eski arkadaşlarına olan sadakatini tenefüslerde yaptığı ziyaretlerle gösterir. Arkadaş olarak Sibel, bulunmaz biridir. En sıkıntılı anında bile yanına gittiğinizde sizi teselli edecek birşeyler bulur. Oldukça girişken ve samimi oluşu, sevecen tavırları ile arkadaş edinmek onun için hiç zor değildir. Size gösterdiği samimiyet ve sevecenlik karşısında kayıtsız kalmanız imkansızdır.
Öğle tenefüslerinde çevredeki pastanelerden kek, poğaça, pasta vb. alıp yemeyi çok seven arkadaşımız, bunları diğer arkadaşlarıyla da paylaşmaktan çekinmez. Ancak aldıklarının sınıfa gelince bitivereceğinden emin olduğu için yarısını da yolda yemeyi ihmal etmez. Böylece hem kendini hem de arkadaşlarını düşünmüş olur.
Son zamanlarda Tıp Fakültesini yazmaya karar veren idealist arkadaşımız, nasıl olsa birisini kazanacağına emin olduğu için Ankara'daki tüm tıpları yazmayı düşünmektedir. Sırf bu yüzden son aylarda "keşke biyolojiye geçseydim" diye düşünmekten kendini alıkoyamamıştır. Ancak o yine de büyük bir sabırla GATA'da kız öğrenciler için kontenjan açılmasını beklemektedir.
Geleceğin tatlı ve sevecen doktoru... Tüm güzellikler ve mutluluklar seninle olsun...