Altan Gülveren
"Altan valvarırım pudingine ketçap koyma"
"Altan sahlebiniçinde sirkenin işi ne?"
Bu konuşmalar Altan'ı tanıyanlara garip gelmez. Kızların ve hentbol kalecilerinin korkulu rüyası Altan 6 senedir bizi hep şaşırtmıştır. Hatta okul yöneticilerimizi bile zaman zaman komaya sokmuştur. "Oğlum, okula kotla gelinmeyeceğini bilmiyor musun?" "Hocam ben dün okulda yoktum bilmiyordum." Sarı saçları ve mavi gözleri ile ünü bütün Ankara'yı tutan arkadaşımız çevresinden gelen büyük baskılara rağmen yeşilaycılığında inatla direnmektedir. Fakat bu açığını diğer bazı özellikleri ile kapatmaktadır. Gömlek değiştirir gibi kız değiştiren Altan'ın max. başarı süresi 20 dakikadır. Fakat uzun çalışmalar sonrası bu süre son zamanlarda artmış, bizi olduğu gibi Altan'ı da şaşırtmıştır. Hatta bir ara Berna ve Aslı'nın büyük yardımları ile bu huyundan vazgeçmek üzereyken yaptığı hatayı anlamış, yine eski kişiliğine bürünmüştür. Serdar gibi karakterli birinin çok iyi arkadaşı olması, onda ilginç etkiler yapmış, prensipler ve özgürlükler arasında sürekli bocalayan bir hale getirmişse de, yine Serdar sayesinde özgürlüğü seçmiştir. Bebek yüzlü arkadaşımız masum görünüşüne sığınarak sınıfta ve dışarıda bulaşmadığı iş bırakmamıştır. Böyle bir kişinin Heavy Metal dinlediğini, büyük kavgalara katıldığını hayatta tahmin edemezsiniz. Başlangıçta tampon bölge, daha sonra vurucu tim olması özelliği ile kavga konusunda sınıfımızın öncülerindendir. Yazın yediği dayak sonrası bütün yaz boyu mor gözle dolaşmak zorunda kalan Altan, bu olaydan sonra kendine gelmiş, fakat dayak atmayı ancak son zamanlarda öğrenmiştir. Bütün bunlarda tüketemediği enerjisini hentbol'da bazı arkadaşlarının muhtelif yerlerini servis dışı bırakarak kullanır. Hacettepe Üniversitesi Spor Klübü'nün (Hüsk) etkili elemanlarından olan Altan antrenmanlarda gösterdiği gayretin her önüne gelene kol çekmenin, her fırsatta kayarak atış yapmanın mükafatını sakatlananların yerine girmekle görmüştür. İşte bu sebepledir ki "Pardon bayan, sizinle arkadaş olabilirmiyiz?" cümlesinden sonra en çok kullandığı söz "HÜSK"dür. Sıtma görmemiş sesiyle, musiki şinas yapısı ile ve hassas müzik kulağı ile sınıf şamata grubunun renkli simalarındandır. Özellikle son günlerde kendini feci halde kaptırdığı hümanizma akımının etkisi ile pek çok arkadaşımızı özgürlük kardeşlik ve barış vaadleri ile topluma kazandırmıştır. Hatta bu çalışmalarında daha inandırıcı olabilmek için topsakal bırakmayı düşünmüş, fakat fizyolojik yapısı buna izin vermemiştir. ODTÜ sakinlerini de topluma kazandırma dileği ile öpücüklerden bir demet silsilesi.
P.S. Ayşe Teyze Altan Vallaha da billaha da ders çalışıyor.
FREE FOR ALL
