Berna Çatal
"–Şşt! Berna!
- Ha!
- Şu soruyu bize bir anlatır mısın?
- Bir dakika şimdi geliyorum" der ve hâla bekliyoruz...
Kararsızlığı ile tüm dikkatleri üzerine çeken Berna'dan ani bir tepki ya da hareket beklemeniz hata olur. Onu sakin ve yalnız bir ortamda bırakıp birkaç ay mühlet vereceksiniz ki ne yapacağına karar versin.
Kararsızlığının yanısıra saflığının da ilginç sonuçlar doğurduğu görülür. Sözgelimi bir yoklama sırasında, çevredekilerin de dolduruşlarına kanarak, bizim ve hocanın şaşkın bakışları arasında defterini kaptığı gibi ödevini göstermeye gitmiş, hocanın "tamam kızım buradaymışsın" demesine rağmen ısrarla ödevini göstermeye çalışmıştır. Bunun bir ödev kontrolü değil de yoklama olduğunu anlayınca da söylene söylene ve Mesut'a iyi dileklerini savurarak yerine dönmüştür. Berna sınıfta en çok Mesut ve Bora'dan çekmiş, aynı ölçüde de onlara çektirmistir.
Sınıfın şamata grubuna girip te, muhabbete takıldığı zaman, ne kadar basit, anlaşılabilir espiriler bulursanız bulun, Berna büyük bir ısrarla bunları size açıklatır, anlattırır ve örnek verdirir. Yine de anlamamışsa karşısındaki nin intaharına da bir anlam veremez.
Berna'nın bir başka ilginç zevki olan kravat çekme sık sık başını belaya sokmasına karşın, Aslı'nın müdahalesiyle olaylar facialara dönüşmeden engellenir. Zira Berna'nın Bora'nın kravatını çekmesinden doğacak sonucu herkes bilir. Ama Berna'mızda facia yaratabilecek daha pek çok meziyet vardır. Müziğe olan aşırı tutkusu sadece dinleyici olarak kalmadığından büyük felaketlere yol açmıştır. Aslı'yla birlikte verdikleri konserler toplu iniharlara neden olmuş, hatta okul birkaç kez kapatılma tehlikesi atlatmışsa da "okul kapanırsa şarkıcı olurum" demesi bu çözüm yolunu da ortadan kaldırmıştır.
Berna her ne akla hizmetse 13 rakamının uğurlu bir sayı olduğunu senelerce savunmuş, boş bulduğu her yerde bu sayıyı kazmış ve hatta okul hayatı boyunca 13 numaralı formayla okul voleybol takımında da yer almıştır. Bu arkadaşımızın süper voleybol oynadığı tam da voleybolu bıraktığı sıralarda kabul edilmiştir. Buna rağmen boş derslerde Berna'yı bahçede voleybolcu arkadaşlarıyla birşeyler oynarken görmek mümkündür.
Bütün bunların yanında tabiri yerindeyse Berna'mız sınıfımızın Güzin Ablasıdır. Konuşmadığı fert, çare bulmadığı dert kalmamıştır.
Hayvanlara olan aşırı düşkünlüğü, arkadaşımızı. her denemesinde hüsrana uğratmıştır. Tavşanı balkondan atlayıp intihar etmiş, kuşu dayanamayıp kaçmış, civcivleri fazla yemekten çatlamış, ipek böcekleri koza yapıp kelebek olmuşlardır. Bunun üzerine Berna da son olarak minik beyaz farelerde karar kılmıştır.
Berna'mıza mutlu, neşeli ve sevgi dolu, bizlere ve çevresindekilere de başarılı bir yaşam dileriz.
Hoşçakal...
Kafa kol pozisyonunda çalışırsın
Kız Aydın'a nebiçim takılırsın
Leb demeden leblebiyi anlarsın
Voleybolda hep fileye takarsın