6-MAT-C · NO. 546

Banu Aygün

Sınıfımızın yegane kızı

Banu için çalışkan diyenler kesinlikle yanılırlar, çünkü o sadece belli başlı derslere çalışır ve bu derslerin sayısı hiç bir zaman 14'ü geçmez.

Banu'nun en belirgin özelliği tiyatroya olan düşkünlüğüdür. Tiyatrolarda oynanan hiç bir oyunu kaçırmaz. Oyunlara gitmek için nasıl zaman bulduğunu bir yana bırakın, biletleri ne arada aldığı bile bilinmemektedir. Banu, aynı zamanda, fazlasıyla kitap okur. Öyle ki son çıkan eserlerin eleştirilerini dergilerden önce ondan alabilirsiniz. Bu arada fırsat buldukça (daha doğrusu bilet buldukça) klâsik müzik konserlerine gider. Oldukça sabırlı bir dinleyicidir. sostokoviç'in 10. senfonisini bile sonuna kadar dinlemiştir.

Banu'nun tüm bu hobileri arkadaşlarında büyük bir meraka yol açmaktadır. Herkes okul derslerini zar zor yetiştirirken, onun bütün bu faaliyetlerini sürdürmesi hiç uyumadığı ve hızlı çekim yaşadığı varsayımlarıyla açıklanmaktadır.

İlkokul sıralarından beri piyano çalan Banu, ortaokulda gitara olan büyük sevgisine rağmen Fransızca dersini seçmiştir. Lisede zaman bulamadığı için başlayamadığı gitar derslerini Üniversitede almayı kafasına koymuştur. Bunun yanısıra tipi pek belli etmese de Banu hardrock dinleyicilerdendir. Çok aşırı kaçmayan bu ilgisinin yanında Asia, Styx, Queen, Alan Parson's Poyect ve Foreigner en sevdiği gruplardır.

Spora ve özellikle sporculara büyük ilgi duyan Banu, 17 yaşından sonra birdenbire Galatasaraylı olmuştur. Bir zamanlar voleybolla da uğraşmıştır. Hâlâ sınıf arkadaşlarıyla voleybol maçları yapar; tabii oynadığı takım genelde yenilir. Banu aynı zamanda Acemi Patenciler kulübünün yedek üye- lerindendir. Diğer üyeleri ekemediğinde, onlarla beraber kaymaya gider.

Banu'nun en büyük özelliklerinden biri de kararsızlığıdır. Her an kararını üç dört kere değiştirir. Böylece 6. sınıfa geçtiğimizde önce Mat, sonra Tab, sonra yeniden Mat bölümü öğrencisi olarak kırılması güç bir rekoru eline geçirmiştir.

Banu Osman, Bora ve Cengiz'in tatlı - sadist saldırılarının hedef noktasıdır. Boyuna göre bir yerde oturmadığı için de önden arkaya ve arkadan öne giden (Osman-arka dörtlü) meyve - tebeşirlerin saldırılarına uğrar. Bahadır'a 'dön önüne' demekten dilinde tüy biten Banu, çareyi arkaya dönmekte bulmuştur. Bir diğer özelliği de tanıdığıyla çok konuşması ama tanımadığıyla hiç konuşmamasıdır.

Kuzey ile Banu'nun dostluğu bütün arkadaşları arasında büyük merak uyandırmaktadır. 6 senedir ayrı sınıflarda olmalarına karşın, bu ikiliyi hiç bir tenefüs ayrı görmek mümkün değildir. Örneğin Banu'yu sınıfta bulamadınızsa bilin ki 6-F'dedir. Ya da Işık'la beraber bahçede bitip tükenmeyen turlarından birini atıyordur.

Güzel yazısıyla sık sık tahtada görmeye alıştığımız bu sessiz, sakin duygusal, içli... vs. vs., yegane sarışınımıza ilerki yaşamında çok başarılı ve mutlu olmasını diler, bizleri asla unutmamasını temenni ederiz. Seni seviyoruz arkadaş!

Tarihin biricik direk gazisi

Sanırsın o bir kültür merkezi.

Güldürür herkesi irkilmesi

Sepet sepet yumurta, vur beline kazması

Banu Aygün sayfasının taranmış hali