6-MAT-C · NO. 626

Bora Baysal

Çatır! Çutur! Ciyaak!.... Kaçıın! İmdaaat! geliyooo....! Bu çığlıklar arasında 6 - Mat - C'nin kapısı kırılırcasına açılır, ortalıktan kaçarken fırlatılmış birkaç defter çanta ve ayakkabıdan başka birşey kalmamıştır. Kapının arkasında ezilenlerin önce kemiklerini sıyırır sonra da çöpe atar. Yakaladıklarının da ya boyunlarını döndürür ya da kemiklerini çatırdatır. Bora'nın eylencesi böyle devam eder. En çok eylendiği insan da Berna'dır. Onunla uğraşmaktan büyük zevk alır ve bu konuda rakipsizdir.

Bora Aslı'yla birlikte okul zili çalar çalmaz toz olur ve hemen Kızılayın yolunu tutar. Hatta bu sevda yüzünden başta psikoloji hocamız olmakla beraber bazı hocalarla ufak takışmaları da olmuştur. Son zamanlarda Kızılay yoluna Berna'da musallat olmuştur.

Onun başka bir zevki de insanlarla uğraşmaktan sıkıldığında alfabelerle uğraşmasıdır. Kendi imalatı olan alfabe bütün uğraşılara rağmen çözülemeyince merak korkuyu yenmiş ve 6-C'nin en cesurları (Arka dörtlü) Bora'nın alfabe anahtarını çalmayı başarmıştır. Yine de bu üstün zekanın ürünü çözümlenmediği gibi 6 - Mat - C zor günler yaşamıştır. Bora'nın ilgi duyduğu diğer bir alfabe'de arap alfabesi olmasına rağmen bu alfabenin ancak ilk harfini ezberleyebilmiştir (ELİF)

Arka dörtlünün meyve savaşı öncülerinden olan başkan yardımcısı bu görevin "b"sinden çakmaz ama üstün fizik meziyetleri nedeneyile 6 yıldır bu yerin değişmez adamıdır.

Sınıfımızın ilk ehliyetlisi ve okula arabayla gelen ilk elemanı olan Bora minik Suzuki'sine çok düşkündür. Hatta yıkaya yıkaya arabanın boyasını bile aşındırmıştır. Gerçek bir sanatkar olan Bora bu yönünü fotoğraf çekmekteki ustalığı ile göstermiş ve bu okulda geçirdiğimiz yedi senenin en güzel anılarını ölümsüzleştirmeyi başarmıştır. (Bir de resimlerini kazık fiyatla bize satmasa daha da sevineceğiz ama okadar kusur kadı kızında da olur.) Sanatını piyano başında da icra eden Bora bunu sadece arka dörtlüye gösterme fırsatını bulabilmiştir.

İngilizce'yi sık sık gittiği Eğmir ormanlarındaki Tarzan'dan öğrendiği söylenen bu arkadaşımız hafif soğuk havalarda tepesi karlı arabası, kapşonu ve kalın montu ile Or-An Sitesinden şehre iner ve Şubat tatili gelir gelmez daha yükseklere çıkmak arzusu ile Uludağ'a gider. Yaz dönüşü suratını büyük bir ustalıkla sakallarının arasına saklamış ve bir orman kibarı olduğunu kanıtlamıştır. Bilek güreşinde rakipsiz sayılabilecek Bora'ya boyununda daima asılı olan Fotoğraf makinesi, Arapçaya ilgisi, kibritkutusu Suzuki'si, ve ODTÜ'ye olan aşkı ile güle güle diyoruz.

Evvallah Bora!

Ehliyetli ilk alan bu sakallı adamdır.

Bil bakalım kemiklerimizi kim çatırdatır.

Ondan en çok zarar gören zavallı elmalardır.

Dikkat! O bir kronik başkan yardımcısıdır.

Bora Baysal sayfasının taranmış hali