6-MAT-C · NO. 1564

Ece Karadayı

Biricik Ecemiz Orta l'in başında Diyarbakırdan sınıfımıza geldiğinde nereden bilebilirdik ki, o sessiz sakin, saçı örgülü hanım hanımcık kız, böyle alımlı tatlı ve yaramaz bir hatun olacak. Ecenin ince ve zarif bir fiziğe sahip olması onun en belirgin özelliğidir ve bu özellik onun her zaman beğeni kazanmasına yol açmıştır. Ece'nin öbür özelliği ise Efsun'la olan büyük arkadaşlığıdır, zira Efsun'un Amerikada olduğu yıl hariç sırasını bu arkadaşımızla paylaşmış ve yedikleri, içtikleri sevdiklerini ayrı gitmemesi bizler için bir sır olarak kalmıştır, fakat zamanla aynı kişiyi sevmeleri bir yarar sağlamayınca, farklı kişiler aramışlardır.

Ece'yi anlatırken İstanbulu belirtmeden geçemeyiz. Tuhaftırki Ece İstanbulu hiç evet hiç görmediği halde platonik olarak ona bağlanmıştır. bu bağlanmanın sebebi anlaşılacağı gibi Sultan Ahmet Camii ve Boğaziçi köprüsü değildir.

Geçen seneler sınıfın tiyatro sever üç silahşöründen biri olarak göze çarpan Ece, sınıf içi tiyatro çalışmalarımızı organize etmek, hatta sadece başlatmak için bir deri, bir sinir kalmıştır. Ama nedense bu sevgisinin yerini tatil dönüşü yoğun bir nefrete bırakmış bunun nedeni arkadaşımızca şöyle açıklanmıştır: "Tiyatro herşey (!) değildir."

Ece'nin sevdiği insanlara çok değer vermesi ve bağlanması herkesçe bilinen bir olgudur, fakat kendisi zaman zaman bunun iyimi yoksa kötümü olduğu hakkında şühpeye düşer, ama bizim Ece'ye bağlanmamızın, onun bir tutku haline gelmesinin bizim için hiçbir kötülüğü veya sakıncası yoktur. Esasında Ece'den korkulur çünkü o çok çabuk sevdiği gibi çok çabuk kızarda. Yani Ece'yi kızdırmak öyle zor bir iş değildir, ve kızdığı zamanda kendine özgü karakteriyle bunu hemen belli eder.

Fakat senelerdir 1 kez olsun Efsuna kızamamıştır. Birazda Ece ve spor hakkında konuşalım - Ece bizzat bir sporcu olarak doğmamış ve bütün ısrar ve yalvarmalara rağmen o oynamaktan çok seğretmeyi kendine ilke edinmiştir.

Spor sevgisi içine Buffalayla aşılanmış fakat zamanla futbol yerini basketbola bırakmıştır. Ve Ece dörtdörtlük bir basketbol seyircisi olmuştur.

Ecenin edebiyatla arasının iyi olduğunu belirtmeden geçemeyiz. Kendisi gayet güzel şiirler yazar fakat kimselere okumaz. Ayrıca konuşma sanatında çok iyi beceren arkadaşımız, sınıf dertlerini ve kişisel dertleri paylaşmada aranan bir eleman olmuştur. Ece'yi tenefüslerde değişik kişilere akıl verirken, dertlerini paylaşırken görmek mümkündür. (özellikle erkek arkadaşlarımıza bu konuda çok yardımcı olmuştur.) Ayrıca O bir bahtsızın elini avcuna almış kader ve kalp çizgisini yorumlarkende görebiliriz. (Almış olduğu İstikbaratıyla) kendi yorumunu birleştiren Ece, genelde iyi fala bakar. geleceğini öğrenmek isteyen insanlar Ece'nin önünde kısa kuyruklar oluşturur.

Arka dörtlünün önüne düşme gafletinde bulunan Ece, bu hatasını bütün yıl boyunca gıdıklanarak, gerektiğinden fazla çekmiştir.

Şimdi bizde küremize bakıp şunları görüyoruz. Ece aydınlık bir yıl, tatlı bir hayat, güzel bir gelecek ve Evet İstanbulu görüyoruz. Ve seni çook seviyoruz.

İşte tiyatroya düşkün bir hurimiz

Biz onu pek çok severiz

Her nekadar aşığıyım İstanbul'un dese de

Fark yaratır Gibbs

Ece Karadayı sayfasının taranmış hali