Serdar Talayman
Geçen yıl yerleştiği sınıfın en ücra köşesini bu senede kimseye kaptırmayan Serdar, dünyayı bir fanusla kapayarak anahtarını okyanusa atmak gibi parlak fikirlerin babasıdır. Onun yanına oturanlar ya gülmekten ölür, yada sınıftan atılır. Bu yüzden onun yanına onun gibiler oturur, Altan, İbrahim, Neco v.b. Geçen yıl karnesindeki -1-'den sonra bu yıl aldığı "5'in" Gülten Hanımın emeklilik işlemlerine başlamasının en büyük nedeni olduğu sanılmaktadır. Bu muazzam başarıyı sürdürmek istemişsede arkadaşları yine onu bize kazandırmıştır. Dönem başında yazdığı şiirlerle duygu şairleri arasında yer alabilecek kadar yetenikli olduğunu gösteren arkadaşımız, daha sonra tür değiştirerek mani tipi dörtlüklere yönelmiş ve kendisine verilen bir kelimeden bir dörtlük çıkarabileceğini kanıtlamıştır. king milli takımımızın değişmez elemanlarından olan Serdar, yanında para taşıma alışkanlığını bir türlü bırakamamış bu yüzden bir çok altın gibi arkadaş kazanmıştır!
3/4'ünü sınıfımız elemanlarınin oluşturduğu okul hentbol takımımızın seçkin pivotu Serdarımız çok dayak yemesine rağmen yılmamış ve dayak atmayı öğrenmiştir. Bu edebi ve sportif arkadaşımız HÜSK kelimesini öğrenememiş, Altan ve Demir'i sonu birkaç tokatla biten krizlere sokmuştur. Bu arada boş derslerde bugünden düne müzik çalışmalarında sağ arka dörtlü ile birlikte büyük etkinlik göstermiştir.
Bizden tek farkı babasının tehditleri dolayısıyla okula olan süper bağımlılığıdır. Esprileriyle Cenk'in kiler arasındaki büyük benzerlik ilk olarak ortak dostları olan kutup ayıları tarafından fark edilmiş ve bu ikili ortak bir çalışmayla sınıfımızı I. Buzul Çağına götürerek "Organik zaman Makinası' ünvanını hak etmişlerdir. Heavy-Metal kadar Türk Fasıl Musikisini deçok iyi bilen arkadaşımız Garp—Şark sentezini başararak sınıfımızın takdirini kazanmıştır.
Ayrıca son zamanlarda çektiği trompet (!) soloları, edebiyat stajyerleri öğretmenlerimiz tarafından fark edilmiş ve kendisine iş tekliflerinin gelmesine neden olmuştur. Dediği dedik olan bu arkadaşımız deyim yerindeyse hiçbir zaman tükürdüğünü yalamamıştır. Bu her ne kadar onun tutarlı bir yönünü göstersede bazen başına önemli işler açar. Bu yüzden arkadaşlarıyla girdiği tartışmaları, iyi niyeti ve hoşgörüsüyle kapatmayı bilmiş ve bir takım (!) takdirleri de kazanmıştır.
Anlatmaya sayfaların yetmyeceği kadar değişik özellikleri olan Serdar'ı 350 kelimeye sığdırmak bizim için çok zor oldu. Ama kişiliği ve Prensipleriyle bizleri çok etkileyen arkadaşımızın 6/C'lilerin kalbindeki yeri sınırsızdır. Buzdolabını her açışımızda, her dondurma yiyişimizde ve Antartika lafı geçişinde seni hatırlayacağız arkadaş! Bizi unutma!
HELL AWAITS!
SERDAR: 1476
Hay, türevini aldığımın dünyası
Mat-toto'da yıllardır 13-1'deyiz
Espirilerimin sonrası müzmin karın ağrısı
Sırma saçlar yüzünden yine tuvaletteyiz
