6-MAT-D · NO. 72

Altuğ Uzdil

Orta 3'de sınıfımıza uzun boylu, gözlüklü, yakışıklı bir oğlan çocuğu geldi. Sınıfa yeni gelen birine nasıl davranılır bilirsiniz, biraz çekingen, biraz somurtkan. Ama Altuğ için bu kavramlar kökünden sarsıldı. Aramıza katıldığı ilk andan itibaren sınıfta bulunan herkesle kırk yıllık arkadaşmış gibi samimiyet kurabilmiş ve kısa sürede herkesin beğenisini kazanmıştır. Onun bu başarısının, şirinliğinden mi yoksa, başka diğer etmenlerinden mi kaynaklandığı halâ daha anlaşılamamıştır. Ancak onun bu şirinliği o dönemdeki büyük sınıflar tarafından pek takdir edilmemiş olsa gerek ki, suratının belirli kesimindeki dikiş izleri halâ kaybolmamıştır.

Spora olan ilgisi futbol, basketbol ve yüzme dallarındadır. Lise'ye geçtiği andan itibaren kendisine nerden geldiği belli olmayan bir kalecilik merakı uyanmış bu merakı geldiği yere göndermek için elimizden geleni yapmamıza rağmen, o bu sevdasından vazgeçmemiştir. Lise l'de iken şampiyon yapmak için girdiği okul futbol takımında bir sene yedek kaleci görevini üstlendikten sonra lise ikinci sınıfta okul kalecisi olmuştur. "30-40" metreden gol nasıl yenir diye Fenerbahçeli Yaşar ile birlikte bir kitap çıkarmayı düşünen bu zat, maçlarda yediği gollerle takım arkadaşları tarafından sevgi ve saygı ile anılacaktır. Ancak bu sene Erhan hocaya yardımcı olarak ortaokul futbol takımını Ankara şampiyonu yapmıştır.

Tam manasıyla anti - yeşilaycı olan bu arkadaşımızın gerçek ilgi alanı briç dalındadır. Onun bu oyunu nereden, iyi derecede öğrendiği merak konusudur. Kendisine sorduğumuzda bu oyunu kitaptan değil pratikten (!) öğrendiğini iddia etmektedir. Onun bu pratiği nerede yaptığı ise kafalarımızda her zaman bir soru işareti olarak kalcaktır.

Biraz sinirli bir karaktere sahip olması nedeniyle çoğu zaman şimşekleri üstüne çekmeyi başarmasına rağmen, gerek şirinliği, gerekse de tatlı dili (!) hocalarımız tarafından sevilmesini sağlamıştır. Altuğ'un dersleri sırasında yapmış olduğu espriler öylesine sıcak öylesine güzeldir ki, Türkiye'yi bu sene etkisine alan soğuk hava dalgasının kaynağının da Altuğ olduğu fikri ortaya atılmıştır.

Kaş göz titretmekte oldukça yetenekli olan arkadaşımız, kendine bu konuda rakip bulamamaktan yakınır. Okulumuzun en popüler simalarından olduğundan birçok kız ve erkek (!) arkadaşları vardır.

Sınıfımızda ilk ehliyet alan kişi olmasına karşın, bu üstünlüğünii kullanacak araba bulamadığından değerlendirememektedir. Arada sırf bu yüzden lunaparktaki çarpışan arabalara bindiği ve bilet yerine ehliyetini gösterince dayak yediği rivayet olunur.

Oldukça ağır olan el şakaları Altuğ'un aramızda oldukça korkulan (!) bir kişi olmasına yol açmıştır.

İleride yetenekli bir mühendis olacağından emin olduğumuz arkadaşımızın hayatı boyunca şimdi sahip olduğu şirinliğini devam ettirmesi en büyük dileğimizdir.

Altuğ Uzdil sayfasının taranmış hali