Esin Keyfli
Okulumuz 6 Mat D sınıfı üyelerinden 534 no'lu Esin Keyfli'nin öğleden sonraki derslerden ihracını talep eden dilekçelerini sınıf defteri arasında sık sık görmek olasıdır. Esin'in felsefesine göre yirmi gün öğrencinin en doğal hakkı olup, bu günler okulda harcanmak yerine dinlenerek geçirmelidir. Arkadaş çevresi tarafından da desteklenen bu görüş nedense okul yönetimince benimsenmemektedir.
Esin'i yazları ve kışları aynı şekilde görmek mümkün değildir. Bir bukalemuna taş çıkartacak biçimde yazları sararıp kışları kararması sınıfca herkesin ilgisini çeken bir konudur. Çılgın renklere olan düşkünlüğü zaman zaman laciverte boyadığı uzun tırnaklarından belli olur. Onun tırnaklarına verdiği önemi her zaman yanında taşıdığı ayaklı manikür takımından da anlamak mümkündür. Monotonluktan nefret eden arkadaşımız yapacak hiçbir şey bulamazsa ders çalışır.
Soyadına uygun bir şekilde herzaman neşe doludur. Öyle ki bu neşesinin matematik sınavlarından sonra bile sürmesi dikkate değer bir noktadır. Bu neşesini ancak ve ancak kaybettiği gözlük ve cüzdanlarının anıları bozabilir. Aslında Esin cüzdanlarını fâkir fukaraya yardım olsun diye çaktırmadan düşürdüğünü iddia etmekteyse de bunun doğruluğu şüphe götürmektedir.
Hayvansever bir punk olan Esin sevgili minik kekliğini şampuanla yıkadıktan sonra kafasını ve tırnaklarını boyayarak kendine benzetmesi sonucu özenti bir kuşa sahip olmuştur.
TRT çocuk korosunda elde ettiği başarılardan sonra büyük ısrarlarla baş soprano olarak okul korusuna transfer edilmiştir. Müziğe olan büyük tutkusu zamanla kronikleşip Esin'i evde dinlediği "DIRE STRAITS" kasetlerini derslerde de mırıl- danmaya kadar itmiştir. Böylece hocalarının ilgisini çeken büyük yetenek sözlülerde daha çok boy göstermek zorunda kalmıştır. Bu durum çevresindekileri de etkilemiş, özellikle sıra arkadaşı Çağan'ın büyük bir depresyona girmesine yolaçmıştır.
Esin'in aklına esen herşeyi anında yapması onun sevimli bir özelliğidir. Örneğin değişiklik olsun diye gri olarak aldığı botlarını birer ay arayla önce siyaha sonra laciverte boyamıştır. Bu huyu zaman zaman okula aklına estiği gibi gelmesine de neden olmuştur. Yareli ve çizgili gömleklere, desenli süveterlere ve renparenk çoraplara olan düşkünlüğü, okulun arka merdivenleri ve diğer gözden uzak köşeleri sık ziyaret etmesine yol açar. Bu tutkusu ve sık yapılan kılık - kıyafet kontrolleri arkadaşımızın okulun tüm arka giriş ve çıkışları üzerinde geniş bilgi sahibi olmasına yolaçmıştır. Değişiklik meraklı Esin'in ideallerinde de göze çarpar. Hayalindeki mesleği bol miktarda değiştirdikten sonra bile halâ karar vermemiş olan Esin'in Mimarlık, İnşaat Mühendisliği, İşletme Hukuk arasındaki kararsızlığı onu nereye götürür bilemiyoruz, ama eğer mimar olursa ortaya yamuk binaların çıkacağı kesindir. Kendisi de bu gerçeğin bilincinde olan arkadaşımız ünlü bir mimar olunca Anadolu Liseliler için Bakırköy niteliğinde özel bir dinlence merkezi yapacağını ve bunun da bizler gibi yamuk olacağını iddia etmektedir.
Esin'i hep içten, çılgın, neşeli ve mutlu olarak anımsamak istiyoruz. Husulet ve suhulette tüm mutluluklar senin olsun