6-MAT-D · NO. 1727

Meltem Daçe

Okulumuza ilk geldiğinde bir saka kuşu kadar munis olan bu arkadaşımızın karakterinde orta üçüncü sınıfta en sevgili arkadaşı Selin'le biraraya gelmesinden dolayı birtakım değişiklikler meydana gelmiştir. Birdenbire köşesinde oturmakla birşey elde edemeyeceğini anlayıp dehasından yararlanılmasını sağlamak amacıyla kendisini insanlığa adamıştır. Bu ani değişiklik, beyninde hasıraltı edilmesi olanaksız boşluklara sebep olmuştur. Toplutaşım araçlarında tekbaşına ve meçhul konuların başlangıçta gülümsemesi, daha sonraları inatla uzattığı saçlarını son senede kestirmesi buradan kaynaklansa gerek.

Meltem'in 5. sınıf başlarında neden durduk yerde sınıfımıza gelmek ihtiyacı duyduğu, merak uyandırdıysa da Gaziantep'teki akrabalarından gelen baklava, cezerye vs. gibi gıda maddelerini sınıfımıza dağıtması bu mevzunun fazla kurcalanmasını engellemiştir.

Bu seneye kadar gezmekten, dolaşmaktan ve top oynamaktan ürkünç (!) zevk alan Meltem, bu sene tüm vaktini testlere adamış, hangi konuda olursa olsun "test test" diye inler hale gelmiştir.

Meltem'in diğer bir özelliği de müzik tutkusudur. Her tür müziği zevkle dinleyen Meltem, son sınıf başlarında bunları söylemeye de kalkınca çekilmez olmuştur. Sesinin güzel olduğunu sanması (!) her tür şarkıyı başarıyla da, asırlık şarkılara olan düşkünlüğü durumu başedilmez boyutlara ulaştırmıştır.

Yaz günlerinde spora olan açlığını ping-pong masalarında yarattığı harikalar, kırdığı camlar, sandviçler, krakerler, pastalar ve bilimum tatlılarla bastırma çalışmaları başarı ile sürmektedir. Kendisi mevsimlerden yazı, İsimlerden Meltem'i hayvanlardan Zebra ya da kanguruyu (Bu her ikisi de olabilir, henüz o da hangisinin Zebra, hangi- sinin kanguru olduğunu öğrenememiştir.) yiyecek ve içeceklerin her çeşidin sever.

Her okul çıkışı kuş gibi hafifleyen Meltem'in en sıkıntılı günleri şüphesiz okuldan sonra dershaneye gitmesi gereken günlerdir.

En büyük hobisi Nuh zamanından kalma slow albümler toplamak ve dinlemek, fobisi antropoloji, arkeoloji ve jeoloji arasındaki farkı öğrenememek olan bu arkadaşımız, gri kabanınının kendisine çok yakıştığını söyleme hatasını yaptığımız günden beri bu kabanı sırtından bir an bile çıkarmamıştır. En büyük endişemiz kabanın sırtına yapışmış olmasıdır.

Ertesi günlerin yazılılarla dolu zamanlar Meltem'i sınıfta görmek vakı değildir. Bilinmeyen bir kaynaktan aldığı izin kağıtları ile okuldan kolayca ayrılabilmesi de bizi her nedense okulda bir yakınının (!) olduğu düşüncesine kaptırmıştır.

Güzel gözlerinin gelecekte de en iyiyi, en güzeli görmesini, temiz kalbinin hiç kırılmamasını içten diliyoruz.

Meltem Daçe sayfasının taranmış hali