Pınar Ülge
Saat 8:30 Hocamız sınıfa girdi. Yoklamayı aldı ve derse başladı. Aradan 20 dakika geçer ve kapı çalınır, kimse gelenin kim olduğunu merak etmez çünkü Pınar'ın her sabah derse geç girmesi alışılmış bir olaydır...
Sınıfta hocanın sesini, daha da önemlisi sınıftaki uğultuyu bastıran bir ses duyulur. Bu ses Pınar'ın sesidir. İşte bu yüksek frekanslı sesi sayesinde Pınar hocalarımızın bir anda sempatisini (!) kazanmış, civar sıralarda oturanları ise sağır olma tehlikesi ile karşı karşıya bırakmıştır.
Sınav esnasında arkadaşlarıyla soruların içerikleri ve doğru cevapları hakkında yaptığı açık oturumlarla tanınan arkadaşımız, hocalarımızın tüm dikkatini üzerinde toplama başarısını göstermesine rağmen, halen sınavların toplu bir sohbet havası içinde geçirilmesi gerektiği hakkındaki düşüncesini ısrarla atabilmektedir.
Sınavlarda son dakikaya kadar düşünen Pınar, zil çaldığında ilham perilerinin (!) istilasına uğramaktadır. Bu nedenle sınav kağıdını en geç verme rekorunu kimseye kaptırmamaktadır. Arka sırada ikamet eden, kırmızı Renault marka tornetiyle tüm sınıfa nam salmış usta şoför ve muavini ile yaptığı YEMEN kahvesinin üstünlüğü hakkındaki tartışmalarda henüz GALİP gelme başarısını gösterememiştir.
Geçen senelerde tarih derslerinde verdiği "Baby Jane" adlı şarkılardan oluşan bir dizi konserleri ile keşfedilmeyi bekleyen arkadaşımız, çevresindekileri ruhsal zafiyete uğrattıktan sonra nihayet keşfedilme ümidini yitirerek bizi güzel sesini dinlemekten mahrum etmiştir. Sınav bitimlerinde sınavı iyi geçmediği için yaktığı ağıtlara ise kimse kulak asmamaktadır, çünkü Pınar'ın aldığı en düşük not "7"dir.
Güzel sesinin yanısıra Tiryaki'yle olan tatlı muhabbetlerinin de bizler tarafından unutulmayacağı kesin.
Anneannesinin koyduğu - bitirebilmek için tüm tenefüsleri harcadığı - yemeklerle bir türlü doyamayan arkadaşımız, diğer arkadaşlarından aldığı takviye ile dengeli (!) beslenmeyi azimle sürdürmektedir. Arkadaşımızın tüm bu yediklerini nereye sakladığı ise halen büyük bir merak konusudur.
Pınar iki yabancı dil bilir, İngilizce ve Fransızca. Günümüzde yabancı dilin geçerliliğini çok iyi kavrayan Pınar, Fethi'den aldığı derslerle Alamanca'sını da bir hayli ilerletmiştir.
Pınar'ın hayvanları çok sevmesi sınıfımız tarafından bilinen bir özelliğidir. Ancak hayvanlar içinde bilhassa keçiye sempatisinin olması bazı meraklı arkadaşlarımız tarafından ortaya çıkarılmış ve sınıfta büyük sansasyon yaratmıştır.
Arkadaşımızın bir başka özelliği ise spora olan düşkünlüğüdür. Özellikle voleybolu çok iyi oynayan Pınar'ın öğle teneffüslerinde yaptığı maçları yalnız kendi okulundan değil civar okullardan gelen seyirci kalabalığı izlemekte ve sevgi gösterisinde bulunmaktadır. Teneffüs bitiminde ise Pınar imza isteyen hayranlarının hücumuna uğramakta bu nedenle derse girişler önemli ölçüde aksamaktadır.
Tatlıya olan düşkünlüğü ile tanınan şeker Pınar'ımıza hayatta başarılar!