Cengiz Demir
Cengiz Demir arkadaşımız, 6 - Mat - E sınıfının ilginç tiplerinden biridir. En ön sırada oturmasına rağmen her türlü muzip hareketlerini tüm öğretmenlerimizden saklamayı ustalıkla başarır. Bu iş, özellikle matematik derslerinde kendini belli eder. Cengiz, hemen her matematik dersinde bir arka sırada oturan Faruk arkadaşımızla çekişir, fakat ne üzücüdür ki her zaman için, onları yatıştırmaya çalışan sıra arkadaşı Subutay öğretmenler tarafından görülür ve tabii paparayı da bu vefalı arkadaş yer. Ama bir de yakalandı mı (gerçi bu hemen hemen imkânsızdır) Utancından dişlerine kadar kıpkırmızı kesilir. Aslında bu rengiyle de güzeldir Cengiz.
Cengiz'e arkadaşları "Sadrazam" lakâbıyla hitap ederler, fakat kimse bu ismin nereden geldiğini bilmez. Rivayete göre arkadaşımız 7. göbekten Köprülü ailesiyle arkrabaymış. Bu yüzdendir ki kafasını kızdıranın alimallah kellesini vurdurur.
Her şey iyi hoştur, ama Cengiz'in en çok korktuğu ders İngilizce'nin olduğu günler dizlerinin bağı çözülür. Hele bir de Adnan Bey onu derse kaldırırsa iyice eli ayağına dolaşır. Güç bela bir cümle okuduktan sonra: "Artık beni kaldırmaz, bu gün de yırttık" diye sevinerek yerine oturur. Fakat çok geçmeden Adnan Bey'in sesi yeniden duyulur: "Sadrazam" Bizim ki pancar gibi bir suratla tekrar kalkar, ama hiç bir şey söyleyemeden oturur. Kısacası tüm İngilizce derslerinde Cengiz'in yüreği ağzındadır.
Arkadaşımızın en bayıldığı derslerden bir diğeride Müzik 'dir (!). Birinci dönem sadece bu dersin zayıf olması nedeniyle teşekkürü kaçıran Cengiz her müzik dersinde öğretmeniyle sevgi dolu gözlerle bakar. Öğretmenimizden ne kadar hoşlandığı ve onu nedenli taktir ettiği (!) bu manâlı bakışlarda gizlidir.
Cengiz'in gerçekten takdire sayan iki olağanüstü hali vardır. Birincisi; bozuk olduğu için daima açık olan sınıf kapısının hemen yanında oturmasına karşın, o soğuk kış günlerinde nasıl olup da donmadığıdır. Bir ikincisi ki bu en önemlisidir; İlgisini çekmeyen derslerle ilgilidir. Bu derslere hiç çalışmayan arkadaşımız için bu derslerin yazılıları ha var ha yoktur. Çünkü sıra arkadaşından kopya çekmek onun için su içmek, nefes almak kadar doğaldır. Senelerdir bu yöntemi uygulayan Cengiz şimdiye kadar hiç yakalanmadığı gibi nasıl yapar bilinmez her zaman için de yanındaki arkadaşından bir not fazla almayı da ihmâl etmez.
Okul hayatında yuvarlanıp giden arkadaşımızı en çok dershanesi ilgilendirir. Onu öve öve bir türlü bitiremez. Hatta Cengiz ve dershanesini büyük bir zevkle yeren arkadaşlarına nispet olarak dershanesinde öğrenip, yapabildiği soruları yapamayanlara sorup eğlenmek en büyük zevkidir.
Şaka bir yana, Cengiz sınıfımızda gerçekten sevilen ve takdir edilen bir kişidir. O, yardımsever bir dost, vefalı bir arkadaş ve hakikatlı bir dert ortağıdır. Sınıfımızın yegâne Sadrazamını yerine göre ciddi, yerine göre sempatik tavırlarıyla unutmak hepimiz için oldukça zor bir iş.
Bir ömür boyu sağlık ve mutluluk dileklerimizle.