6-MAT-E · NO. 1237

Güliz Bolat

Bir mayıs sabahıydı, üstelik horozlar kalkalı yedi saat olmuştu ama Güliz ancak doğdu. Doğuş o doğuş! Doğmasıyla büyümesi bir oldu, hemen konuştu ve yürüdü. Vitamin hapı mı almıştı ne? Sonunda gepgenç çıtıpıtı bir kız olmuştu. Gözleri çok asil ve zekâ doluydu; üstelik yeşil ve güzeldi. Evet, tam istediği gibi bir kızdı. Kendi dediğinden başkasını duymuyordu, vurdumduymazdı galiba. Kendisinden başkasını da görmüyordu, üstelik gündüzdü ve göz gözü görüyordu.

Neyse sonunda anaokulu, ilkokul derken hayatının 12. sonbaharı olmuş, yapraklar solmuş ve o da "Anadolu"lu olmuştu. Hazırlıktaki arkadaşları ondan pek hoşlanmamışlardı ama o zorla kendini kabul ettirdi ve PES! Herkes onu sevdi, öğretmenleri bile Annesi de çok mutlu olmuştu, ondan kurtulmuştu; Güliz tam gün okuldaydı artık... Büyük bir hızla çalışmaya başladı ama acele giden ecele giderdi ya da sürat felâket getirirdi. Her ne ise, öyle oldu. Gerçekler baz gibi olsa da o bunları farketti ve derslerini artı sonsuza kadar bir kenara bırakmaya karar verdi. Bu uğraşın yerine ilk aklına gelen şey de müzik oldu ve okul korosuna girdi. Ama güzel sesi ve müthiş kulağının burada harcanacağını herkesten önce anlayıp, koromuzu kendisinden yoksun bıraktı. O sırada aldığı haberlere göre okulda kız hentbol takımı kuruluyorduve onun el atmadığı nadir konulardan biriydi. Eh! O da bu fırsatı kaçıracak değildi ya! Takıma girmek için beden salonunun önünde kuyruk olanları kuyruksuz bırakıp en öne geçti ve eline geçirdiği topları "dur sus" dinlemeden oraya buraya savurmaya başladı. Tam zirveye çıktığını düşünürken, maçlar nedendir bilinmez, çabucak bitiverdi (?).

O yine yılmamıştı. Bir akşam gittiği tiyatrodan çok etkilendi ve bu sefer oyunculuğa heveslendi. Ama konservatuar için yaşı biraz geçmişti, o da bu yeteneğini (zavallı) bizlere ispat etmeye çalıştı, (by contradiction), etti de. Melek tipi de sanırız bunun en iyi örneği.

Artık 6 - MAT - E'ye gelsek fena olmaz sanırız, çünkü şimdiye kadarki hayatının en önemli senesi bu sene oldu diyebiliriz. Sınıflar belli olduktan sonra Güliz'i görmeliydiniz. Merdivenleri takır tukur çıkıp arka köşede yerini aldı ve zaten az olan hemcinsleri de onun etrafına oturdular, bu da bütün sene hocaların gözünün orada takılıp kalmasına neden oldu. Neden sonra ufak ufak derslere katılması gerektiği aklına geldi ve oltanın ucuna yapıştı. Oltasını attığı suda da ODTÜ yüzüyordu.

Değişik bir yolla ve hafif (!) abartarak size tanıtmaya çalıştığımız arkadaşımıza istediği balığı tutmasını ve her zamanki gibi neşeli olmasını dileriz.

Güliz Bolat sayfasının taranmış hali