6-MAT-E · NO. 535

Özlem Mavi

Size Özlem "Kapıdan bakıldığında ilk göze çarpandır" ya da "Gülünce yüzünde güller açar" diye başlamak istemiyoruz çünkü sıradan bir yazı yazmak istemiyoruz. (Zaten öyle değildir de!!)

O da hepimiz gibi doğdu, ilkokulu bitirdi ve Anadolu'ya girdi. İlk üç - dört yıl kabuğuna çekilmekte ısrar etti ama bunun kendisine yarar getirmeyeceğini anlayınca taktik değiştirmeye karar verdi. Zaten tam o aralarda da boyu Ayşe fasülye gibi uzamaya başladı. Bütün Beden Eğitimi Öğretmenleri O'nu baskete zorladılar ama O bu avantajını böyle kullanmayı nedense istemedi. Bu arada 100. Yıl'dan aldığı teklif daha cazip geldi ve sıkı bir şekilde antremanlara takılmaya başladı. Ama daha kulvarın yarısındayken iki kilometre ötesinden duyduğu kulaç sesleri sinirini bozdu, üstelik ilaçlı sudan saçları da kolalanmış gibi olmakla kalmayıp renk değiştirme yoluna da gidince bu alanı kendisinden sonra gelecek "Uzun"lara bıraktı.

İşte bu arada, şimdiki hayatını, özellikle bu seneyi çok etkileyecek idealindeki arkadaşıyla tanıştı. Bu Asil zat, "Matematik" di. İlk önceleri birinci dereceden denklem gibi bir ilişkileri olduysa da zamanla trigonometrikburgerlerde, logaritmik' parklarda, integrallenmiş yeşil alanlarda dolaştılar. Bu arada matematiğin babası da Özlem üzerinde O.D.T.Ü. matematiği yazması üzerine, baskı yapmaya başladı, tabi daha tercihleri yapmadığımız için buparagrafınsonunu getiremeyeceğiz.

Özlem'in diğer ilgi duyduğu konu da müziktir. Kitaptan çok, müziğin en iyi dost olduğuna inanır. Bu yüzden de jazz, rock hariç her türünü sever, sıkı rock dinler. En büyük zevki de pek tanınmamış ama sonradan tanınacak grupları keşfetmektir. Yılmaksızın tekrar ettiği isteklerinden biri de "HG-535"de DJ'lik yapmak olsa da, 33 devirlik plağı 45'likte çaldığı için pek tutulmamıştır. Bu isteğini bize her telden, her dilden (!) yayın yaparak ulaşmaya çalışır.

Buraya kadar böyle yazsak da Özlem'in biraz garip bir kişiliği vardır. Solu sağı, kuzeyi güneyi belli olmaz. Sizi bir anda tersleyebilir ya da durup dururken çok yakın davranabilir. Bu sadece o andaki ruh haline bağlıdır. Ama birinituttu mu da bırakmaz. İnsanları ikiye ayırır. Beta giyenler ve giymeyenler... Gerçekten de güzel giyinenlere zaafı vardır. Kendi de güzel giyinmeye çabaladıysa da, bol paçalı kotlar, sivri burunlu kırmızı makosenler, fırfırlı gömlekler ve metalciliğinden kalma kolyelerden öteye gidememiştir.

Özlem her sene takdirname almak yerine teşekkürü ya ucu ucuna almayı, ya da bir notla kaçırmayı tercih eder. Böylece bu işe de bir heyecan katmıştır. Dersler konusundaki ilkesi de yumurta kapıya dayanmadan çalışmamaktadır. Her sene bir dersi son imtihanlarda kurtulması için bir kenara ayırır. Ancak Üniversite çalışmaları için aynı şeyi söyleyemeyiz,bu konu üzerinde üstüne basa basa durur.

Bütün kış kafamızın ütülendiği bir konu da Kuşadası'dır. Söylediğine göre test yaparken her sıkıldığında aklına Akdeniz'i getirip büyük bir hevesle masaya oturmaktadır.

AMADEUS'a; O.D.T.Ü.'lü, kocaman bir setli, içinde mavinin her tonu bulunan ve bol gırgırlı bir yaşam dileriz.

Özlem Mavi sayfasının taranmış hali