6-MAT-E · NO. 1561

Yasemin Topaç

10,9,8,7,6,5,4,3,2,1... İşte bir yılbaşına daha girdik. Siz şimdi "Dışarda kar yağıyordu" dememizi bekliyorsunuz ama işin kötüsü yağmıyordu, hatta yağan hiçbir şey yoktu ve hava güneşliydi çünkü o gün astığımız günlerden biriydi ve her zamanki ikinci adresimiz olan Yasemin'lerde film seyrediyorduk. Birazdan da anneannesinin hazırladığı güzel yemeklere ortak olacak ve sonuçta zaten az (!) olan devamsızlığımızı bir gün daha arttıracaktık.

Yasemin, öyle sokakta hergün görebileceğiniz sıradan insanlardan değildir, bilumum hobilere sahiptir. O'nu birgün mini mini eteklerle tenis raketini kavrayıp topa vurmaya çalışırken görebilirsiniz. Bazen de (biz hiç görmedik ama) teleskiyle Uludağ'ın zirvesine çıkıp, gözlerini sıkı sıkı kapatıp kendini bırakıverir ve diskonun kapısından dalmaksı bir giriş yapar. Ayağındakilerin kayak mı yoksa dans ayakkabısı mı olduğunu kavraması zor mu geliyor bilmiyoruz ama müthiş figürlere (!) giriştiğinden eminiz. Çünkü o aynı zamanda harika bir dansçıdır.

Giyinmeye de çok meraklıdır. Ankara'daki bütün mağazaları kapı numaralarına kadar bilir. Çarşıya bir çıkar, pir çıkar. Çılgın bir kreasyon yaratmak için elinden geleni yapar ve elinde renk renk torbalar ve paketlerle eve döner.

Hep araba kullanma sevdasından bahseden Yasemin, yaş durumları nedeniyle ehliyeti henüz alamamıştır ama bu konudaki her tartışmaya da girer . Özellikle Datça'nın virajlı yollarındaki araba yolculuğu meşhurdur ve bu konudaki üstünlüğü nü. Adnan Bey'e de kabul ettirmiştir. İngilizce'sinin (İngiliztere'den gelmesinden olacak) iyi olmasından dolayı bu ülkenin klasiklerine ayrı bir ilgi duyar. Zaten okuduğu şeyler hep bu cinstir, ders kitaplarına hiç dayanamaz. 250 sayfalık sınavlarda bu adedin 125'te birini okuyarak gelir. (Ama yine de aldığı notlarla bu durum hiç bağdaşmaz.) Çalışmayı hiç sevmez, bu senenin ne kadar önemli olduğunu bilmesine rağmen, huylu huyundan vazgeçememiştir. Ama kaderin cilvesine bakın! Bir gün Özlemler'de kardeşi Pınar'ın masal kasetinde Ağustos böceğiyle karıncanın hikâyesinden etkilenmiş, Üniversite sınavına bir hafta kala "daha vakit var" diyerek sıkı bir çalışma temposuna girmiştir.

Bu arada Yasemin'in tipinden hiç bahsetmedik Arkadaşımız sıkı rüzgarlara ancak ağırlık bağlayarak çıkabilir. Uç uzunlardan biridir, şişmanlama isteği O'nu iştah açıcı şuruplara, börek ve baklavalara itmiştir ama bizce zaten ideal olan kilosunu ne yaparsa yapsın değiştirememiştir.

Her yaz Marmaris'e Bütün kış ve bahar doldurduğu gardırobunu kullanmasını iyi bilir. Özellikle geçtiğimiz yaz çok eğlendiğini ve Güliz'le olan anılarını anlata anlata bitiremez. Suyu çok seven Yasemin'i annesi ancak güneş batarken denizden çıkarmayı başarır. O saate kadar Yasemin kıyıdakilere bu spor dalındaki başarısını da kanıtlamış, memnun bir şekilde ve morarmış dudaklarla denizden çıkar.

Hep büyük bir holdingin merdivenlerinden aceleyle inip dışarıda kendisini bekleyen makam arabasına gazetecilerin arasından başarıyla sıyrılarak binmeyi isteyen Yasem'e bu konuda iyi şanslar ve mutlu bir yaşam dileriz.

Yasemin Topaç sayfasının taranmış hali