6-TAB-F · NO. 92

Altay Gezer

Altay, çoğu insana soğuk, kendini beğenmiş ve dolayısıyla çekilmez görünmesine karşın, onu yakından tanıyanlar (sayıları bir elin parmaklarını aşmaz) onun dünyayı sarsan neşesini, insanı bıktıran canayakınlığını ve herkesi kendisine kolayca ısındırabilecek tatlılığını bilirler fakat o, zamanının büyük bölümüde yıllardır değiştirmediği duvar kenarının en arka sırasında oturur ve köşköş düşünür. Arada sırada düşündüklerini birilerine anlatmaya çalıştığında kimse onun yüce (!) beyin düzeyine ulaşamamaktadır. Anlaşılabildiği kadarıyla onun belirgin özelliği, tüm dünyaya yetecek kadar karamsar olmasıdır. Şu ana kadar onun "hilkat garibesi" olduğunu düşünebilirsiniz fakat Altay gerçekten "farklı"dır. Yoğun düşünceleri, değişken davranışlarıyla onu anlamak kolay değildir, doğrusu geçinilmesi zor bir adamdır. Akdenizli olmasına karşın güneşi pek sevmeyen, hasta bir Galatasaraylı, sakin görünümünün gizlediği çılgın bir rocksever, ve şimdiye değin kızlar onu farkedememişse de adı çıkmış bir "çapkın"dır.

Aslında, uzuna çalan boyu, çokuzaktan atletik görünen vücudu, dağınık kara kaşları ve saçlarıyla çoğu erkekten yakışıklıdır (!) Derslerine hiç çalışmadığını söylüyorsa da, sınavlarda firgirdek kaderinin bir cilvesi olarak aldığı yüksek notların, engin kültüründen kaynaklanmadığı inancı yaygındır. Biraz "İnek" olan arkadaşımız derse ve notlara önem vermediğini söyleyerek, artık en kart kargaları bile güldürememektedir. Öte yandan, yardımseverliği dillere destan olan Altay, "yazılılarda yardımlaşma" konusunda uzmandır. Yıllardır, fellik fellik kaçtığı sınıf başkanlığı, son sınıfta onu bulmuştur (Zavallı TAB F). Yoklamaları parmakları yetmediğinden her seferinde yanlış alan başkanımızın, yıl sonuna doğru bu işi öğreneceğini ummaktayız.

Kitap okumaktan hoşlanan Altay, bu ilgisini bırakın sınıf arkadaşlarını kendisini bile sıkan, bilgiçce konuşmalarıyla her fırsatta kanıtlamıştır. Kullandığı fazlasıyla yeni ve "İlginç" yabancı sözcükler yüzünden Altay'ı anlamak gittikçe zorlaşmaktadır. Altay sanatın her dalından çat pat anlar, bilimsel gelişmeleri kör topal izlemeye çalışır. Mitoloji (kendini Zeus sanır) astroloji (Dengesiz bir Terazi'dır.) Psikoloji (kendisini şizofrenik Narsisist olarak tanır), gastroloji (!), yabancı diller, özellikle Fransızca (Altı yıldır doğru düzgün söyleyebildiği birtek sözcük olmuştur) Ve Zulu dinlerinden (obaa!) anlar. Kısaca "entel takılır" wwk (Altay ve kuzeyik Entel konuşmaları" tefrikasını başka bir sefere bırakıyoruz, çünkü henüz Türkçeye tam çeviremedik).

Her spor dalının en ateşli izleyicisi olan Altay, bir ara okul basketbol takımında oynamış ve bütün çabalarına karşın (!) takımımız Türkiye birinciliğini kazanmıştır. Altay, birgün yağmurda gezip çekince, yaşıtı basketbolcülerin şortlarına yetişebilir olmuş ve hemen basketbolü bırakarak futbola başlamıştır. B sınıfı takımında "haşin (!) santfor" olarak başladığı futbolculuğu, şimdi aynı takımın "kedi (!) kalecisi" olarak sürdürmektedir. Boynuna bağlaması gereken, çok sevdiği atkısını dizine bağlayarak herkesi güldürmekle, yediği gollerle takımını ağlatmaktadır.

"İllede cerrah olucam" diye tutturan Altay'a yaşam boyu mutluluklar, ve geride kalanlara sabırlar diliyoruz (!)

Altay Gezer sayfasının taranmış hali