6-TAB-F · NO. 50

Hülya Bükülmez

18 yıl önce ılık birmart sabahı mavi mavi bakan minik bir yavrunun ilk çığlığı hastahane koridorlarını kapladı. Nurtopu gibi bir kız çocuğu karmaşık bir dünyada buluverdi kendini.

Dünyayı, belki de evreni mutluluğa boğan bu olayları oniki yıl sonra kendisiyle tanışma mutluluğuna erdiğimiz bu tatlı arkadaşımız aramıza orta birinci sınfta katıldı. Ve çalışkanlığı, kararlılığı, sessiz görünüşü ama gerektiğinde sesini duyurmayı bilen tavırlarıyla kendini bütün sınıfa sevdirdi. Çalışkanlığı sayesinde seçkin bir seviyeye gelerek özellikle kızlar arasında yakın arkadaşlıklar kurmuştur. Son sınıfta Işıl, Özlem, Hija üçlüsünün tükenmez konuşma kaynaklarına katıda bulunmuştur.

Tatlılığı, cana yakınlığı, derslerindeki başarısı, disiplinli ve gereken yerde gösterdiği olgunluğu bizlerin olduğu kadar öğretmenlerimizin de kısa sürede ilgisini çekmiştir.

Derslere olan ilgisini her gün bavul gibi doldurduğu ve altında ezilerek taşıdığı çantasından anlayabilirsiniz. Bu çantadan içinde kitaplardan başka sınıfımızın test kitabı, su, ilaç, gaz meskesi, elfeneri, pusula, kırtasiye gibi hayati ihtiyaçlarını karşılayacak her türlü aleti taşır. Böyle önemli bir çantanın bazen değerini bilmezler tarafından hırpalanmasını onu kızdırmasa da her zorluğun üstesinden geldiği gibi bunun da icabına bakmıştır.

Gözünün derslerden başka birşey görmemesine rağmen ara sıra normal insanlar gibi yaşamaya çalıştığı gözlemlenmiştir (Okul gezilerinde). En büyük özelliklerinden biri aralıksız her teneffüs test soruları çözebilmesidir. Aradığı huzur ve güveni, testlerinde bulduğunu söyleyerek kendisini ilme adamıştır. Bu meziyetlerinden dolayı arkadaşlarının büyük takdirini toplamış hatta bazı arkadaşlarını komplekse soktuğu gerekçesiyle pencereden atılmak istenmiş güç belâ kurtarılabilinmiştir.

Ayrıca sıra arkadaşı Hija ile soru çözerken yaptığı ateşli tartışmalarla testte "boğaz boğaza" tekniğini geliştirmiştir.

En soğuk insanın bile güldüğü tipik sıra sıra espirilerine kayıtsız kalabilmek sınavların yoğun olduğu günün sabahı "Okuldan nefret ediyorum" diye yakınmak Hülya'nın özelliklerindendir.

Arkadaşımız okul dönüşü yorgun ve uykusuz olmasının bir çevre direnci oluşturması yüzünden adaptasyonla değişik bir çalışma tekniği geliştirmiştir SAN (Studying At Night) adı verilen bu tekniğini başarıyla uygulayarak herkese tavsiye ettiyse de ondan başka başarabilen olmamıştır.

Hülya'nın pek çok kişinin anlamaya çalıştığı hayat felsefesi doğruluk, çalışkanlık, ve disiplin üzerine kurulmuştur.

Yoğun çalışmalarından arta kalan zamanda pek çoğumuzun hayranlıkla izlediği tablolarını vücuda getirmekle, değerlendirir. Gerçekten üstün bir resim yeteneğine sahip olan bu arkadaşımız doktorlukta olduğu kadar sanatta da başarılı olacağa benzer.

Bunların yanında zekâsını geliştirmek için satranç oynamaya çalışmakta ve kendisini okul satranç ustası ilân eden Kaan'ı yenmeye var gücüyle çalışmaktadır Ancak zekâ geliştirmeye sadece satranç oynamanın yetmeyeceğini anlamış ve kendisini testlere vermiştir.

Her ne kadar kendisi ciddi bakışlı olmayı seviyorsa da umarız kendisine çok yakışan tatlı tebessümünü ilerde yüzünden hiç eksik etmez. Tıbba açılan yeni dünyanda da hep başarılı, mutlu ve sağlıklı olman dileği ile

Hülya Bükülmez sayfasının taranmış hali