6-TAB-F · NO. 2240

Dicle Aras

Lise 1. sınıfta okulumuza gelen Dicle üstün artistik yeteneğiyle ilk gün hepimizde utangaç ve sessiz bir kız izlenimi bırakmıştır. Ancak çok kısa süre ilgi çekici kişiliği ve sempatik davranışlarıyla Hakan Titrek dışında herkesin kalbini kazanmayı başarmıştır.

Çok zeki olduğu halde, bunu herkesten, gizlemeyi başarmıştır. Üstün zekası, bağışıklığı olmayanların anlayamadığı ilginç! esprilerinde açıkça görülür.

Dicle herzaman her yerde konuşacak bu kadar konu bilabilmesi nedeniyle çevresinin takdirini kazanmıştır. Onu herkezden ayıran bir özelliğide kendine özgü tiz kahkahasıdır. Dicle'nin normal olduğu zamanlar güldüğü ve espiri yaptığı anlardır. Eğer sakin sakin oturmuş bir şeylerle uğraşıyorsa bilin ki o gün başına birşey gelmiştir ve biraz sonra ağlayacaktır. Ağlamanın bal rengi olduğunu iddia ettiği gözlerini daha da güzelleştirdiğine inanmaktadır. Dicle'nin başlıca düşmanları gözlerinin kahverengi olduğunu söyleyenlerdir.

Kendisine uygun görülen ilk lakâb edebiyat dersi için Lo Fontanie'den yaptığı başarılı uyarlamalardan dolayı Lo Dicle idi. Daha sonra hareketli mizacı nedeniyle "mükü" olarak anılmaya ve çağrılmaya başlamıştır.

İdare ile ilk münasebetleri tokalara sığmayan permalı saçları dolayısıyla başladı. Turuncu, Sarı, kırmızı çizgili çorapları, yeşil kahverengi baklavalı kazağı, pembe gömleği ve onlara uydurmağa çalıştığı fıstık yeşili ve kavun içi saç bağlarıyla bu münasebetler devam etmiştir. Aynı renklerin tam kıyafetlerindeki hakimiyetinden ve saçlarının önünü yeşile boyatmasından dolayı lise sonda "kâinatın en renkli kızı" seçilmiştir.

Çocukken başlayan düldül merakı lisede corvette'e dönüşmüştür. Piyango'dan çıkacak iki para ile bir galeri ve üniversite açarak hayata atılmayı planlamaktadır. Önceden meslek seçimi konusunda çok kararsız olan arkadaşımız her nedense sonradan doktorluğa büyük bir ilgi duymaya başlamıştır. Ankara Tıp'a girmeye karar veren Dicle birdenbire haftada TAM üç saat çalışmaya başlayarak tüm yakınlarını telaşlandırmıştır.

Matematik ve Fiziğe duyduğu ilgi sadece hocalar üzerinde kalmış derslere aktarılmamıştır. Başaramadığı birkaç derse (Fizik, Matematik, Tarih, Coğrafya, İngilizce, Milli Güvenlik v.s) geceleri Güneş'le çalışıp sınıf geçmeyi başarmıştır.

Kopya almada en büyük zorluğu coğrafya sözlülerinde çekmiştir. Ülkelerin doğu batı komşularını sayarken sağını solunu bilmediği için büyük zorluklarla karşılaştırmıştır.

Kendini iyi bir binici olarak tanıtan Dicle'nin bu yeteneği Elmadağ'daki eşeklerin üzerinde yarattığı sahnelerde de görülmüştür. Dicle aksiliklerin nedenini Elmadağ'daki eşeklerin çok yüksek olmasına bağlamıştır.

Bizim için onunla seyahat özel bir zevksede 15 dakika da bir ihtiyaç molası verdirdiğinden dolayı aynı şey otobüs şoförümüz için söylenemez.

Son derece alçakgönüllü olan arkadaşımız uyuz bir merkep üzerinde gelebilecek, vasatın üzerinde herhangi bir (prensten geçtik) saray çeşnicibaşını beklemektedir. O da olmazsa haremağası, topçubaşıcı, humbaracı, deftercibaşı veya nişancı da olur. Yürüyerek gelen adaylar da kabul edilebilirler.

Doktor olacağını söyleyen ve bizi de yürekten inandıran Dicle'ye yaşamda hak ettiği mutluluğa kavuşması dileğiyle. Öptük.

Dicle Aras sayfasının taranmış hali