İsmail Cinel
İso;
İşte size bu sene Bio-F'nin hayata sunduğu harika tiplerden biri...
İsmail herkesle kaynaşan ve insanları seven, insan kavramını benimsemiş ve bunu en iyi biçimde uygulayan bir dosttur. Senelerin yoğurduğu espri ve zeka gücünü bu sene Bio-F'de doruğuna ulaştırmış ve derslerde de sporda gösterdiği başarıyı göstermiş ve hocaları, sorduğu kendine has sorularla nice köşelere sıkıştırıp bizleri pek çok sözlüden kurtarmıştır.
— Ya Levo, gene savunmam karşısında bitti adam!...
Gibi bir konuşmaya kulak misafiri olursanız, biliniz ki bu İso'dur (İso diyoruz çünkü basketbol camiasında Halil Hoca'nın taktığı bu isimle anılır!) Gerçekten de İso okulumuzda sporda baş otoritelerden biridir. Okulumuz basketbol takımını başarıdan başarıya sürükleyen Halil Hoca'nın en güvendiği öğrencisi (pardon!...) — öğrencilerinden biri olan İso, kazanılan iki Türkiye Şampiyonluğu'nda da önemli bir pay sahibidir. Basketbol yaşamını; okul takımı ve Şekerspor'da geliştirip bu sene de O.D.T.Ü'ye şereflendirmiş olan arkadaşımız sürekli gelişip en kritik anlarda kendine has uzun stopları, reversleri, kısaca hareketleri ile hala bol bol bel kırmaktadır.
Bu anlattıklarımızdan İsmail'in sadece basketbol düşünen ve tek yönlü bir kişi olduğunu sanmayın. O derslerde ve ders dışında çok etkin bir insandır; örneğin rehberlik başkanlığını icra ederken hep tahtayı küçük notlar almada kullanır!... Müzik konusundaki üstünlüğünü (!) ise turnuvalarda yanından ayırmadığı akordeonunu çalarak ve de Önderleri'in Anonim'ine getirdiği eleştirilerle ispatlamıştır.
Sınıfta oturduğu yerden her yere yetişen İso, bir tek sorun olarak sabahları bir gün önceki maçını (ya Genç, Ya A ya da okul takımı) herkese anlattıktan sonra acaba Hocaya da anlatsam mı?" diye düşünerek kendi kendini yer ve sonunda beşinci kez yakaladığı birine anlatır. Bunun yanında derslerde nasıl başarılı olabildiği de, O'na devamlı sorulan sorulardan biridir.
Hele bu sene; antreman ve maçlardan ancak uykuda çalışabilen İso, insanüstü (!) bir çabayla üniversiteye hazırlanmakta ve bunu çoğumuzdan daha iyi başarmaktadır.
İsmail'in yüzü genellikle güleçtir. Her zaman gülecek, güldürecek (!) bir espri bulur. Yaşama bakış açısı "her zaman gül" olduğu, yüzünden ve taktığı kolyeden de anlaşılan İso, bu özelliğiyle arkadaşları için çoğu zaman neşe kaynağı olmasına karşın, bazen de çekilmez insan olur.
İso'nun son zamanlarda okulumuzu saran "ajan" takımının lideri olduğu sanılmaktadır; fakat ajanlardan pek sır çıkmadığı için bu konuya açıklık getirilememiştir. Herkesle iyi ilişkiler, diyaloglar kurabilen İsmail'in sınav erteletme kabiliyetinden bahsetmeden geçemeyeceğiz. Şu sıralar İso'nun üniversite sınavını da erteletmesi için teklifler aldığı bir gerçektir. Hatta bu sene, bu konudaki cesaretini son olarak, Ayfer Hanım'a asırlardır (!) kimsenin bahsetmeye kalkışmadığı biyoloji sınavının tarihini ertelemeyi de öneri olarak "rehberlik başkanı" bahanesiyle götürmüştür.
Bu arkadaş canlısı, dert ortağı, zeki ve yetenekli arkadaşımızın yoğun yaşamında yakışıklılığının doğurduğu bir çapkınlık sorunu da vardır. Bunu da sahadaki gibi üstün başarılara ulaştıran İso'ya tüm yaşamı boyunca mutlulukların, başarıların ve sevgilerin yanında olmasını dileriz...
