Elif Anıl
Gülünce ortaya çıkan gamzeleri, neşesi ve yardımseverliğiyle kızlarımızın medar-ı iftiharı olan Elif, düzenliliği, çalışkanlığı ve yumuşak huyuyla sevilen bir 6 Tab F'lidir. Sessiz görünüşüne rağmen kıpır kıpır bir ruha sahip olduğunu belirtmek gerekir.
Bale, müzik ve tiyatro! İşte Elif'in vazgeçemeyeceği vazgeçilmezler. Güzel sanatlara olan ilgisi ve sevgisi oldukça büyük boyutlardadır. Dokuz yıl bale yapmış, büyük bir acıyla orta sonda bırakmış ve acısını da öğretmenlik yaparak (eski sınıfı) B'lerdeki Ali Rezaki'den çıkartmıştır. Tiyatroya olan ilgisi ise özellikle kurs arkadaşlarınca iyi bilinir. Çünkü Macbeth derslerine imrenmesi yüzünden Kolejlileri çileden çıkartmayı başarmıştır. Kurstaki kursiyerlerin her hareketini bir tiyatro sahnesi olarak yorumlaması da bardağı taşıran son damla olmuş, alkış yerine iğneli sözlerle karşı karşıya kalmıştır. Bunun yanısıra abone olduğu bale dergileriyle baleyle ilgilenmeyenlerin bile heveslenmesine yol açmıştır.
"Ah keşke şu an piyanomun başında olsaydım" (bu sırada bilin ki sınıfta gitar çalınıyordur) diye iç geçiren bu tatlı arkadaşımızı piyanosunun başında kendini nağmelere kaptırmış bir şekilde gözönüne getirmek hiç de zor değildir. Bunu sıra arkadaşı Nazan iyi bilir, çünkü sık sık Elif'i böyle durumlarda yetiştirmek zorunda kalmıştır.
Yazdığı güzel kompozisyonlarıyla hepimizin dikkatini çekmiştir. Kırkbeş dakikalık sınavlara sayfalarca yazı yetiştirmeyi her nasılsa pek güzel başarır.
Amerika yıllarında edindiği güzel ingilizce telaffuzuyla dikkatleri üzerinde toplamış ve bu yüzden bazı soğuk esprilere de sık sık hedef olmuştur.
Bir özelliği de konukseverliğidir. Ancak konukları beşinci kattaki evlerinin merdivenlerini pek sevmez. Bu yüzden kapıyı açarken yorgun arkadaşlarına bir bardak suyu hazır etmeyi alışkanlık etmiştir.
Her zaman tertipli ve düzenli olan Elif'in işlek ve güzel bir yazısı vardır. Not almayı da çok iyi becerir. Bu yüzden sık sık defterlerini, tuttuğu bu dehşet notlar için birilerine vermek zorunda kalmış ve kendisine lâzım olduğunda defterlerini bulamamaktan da bol miktarda yakınmıştır.
20 yaş dişlerinin azizliğine uğrayan Elif, şubat tatilini dişçi koltuklarında geçirmek zorunda kalmıştır. Bunun acısını da insan, evrim ve 20 yaş dişleri üzerinde yaptığı konuşmalarla bol bol çıkarmaya çalışmıştır. Bu konuşmalar yüzünden birçok arkadaşının da en ufak bir boğaz ağrısından evhamlanıp dişçilere taşınmasına sebep olmuştur.
Yakın arkadaşlarının "gerçek dost" olarak nitelendirdiği Elif'e gireceği üniversitede ve tüm hayatı boyunca mutluluk ve başarılar dileriz. O güzel gamzelerini her zaman görmek dileğiyle, hep böyle neşeli kal ve bizleri unutma istiyoruz.
Tüm güzellikler seninle, kalbin bizlerle olsun.
