6-TAB-F · NO. 1381

Mesut Ersan Şatana

Saat 8:25 ve sınıfta Kuzey'le Nilgün'ün çığlıkları "Mesut yahu daha yeni geldin, sabahın körü ne olur biraz yavaş" Ve sonra sınıfta bir sessizlik. Bir dakika geçmeden yine sıraya vurarak çıkardığı darbuka yada baterimsi sesler.

Genelde haftanın beş gününde (tabi Mesut maçı olmazda okula gelirse) aynı mizansen şaşmaksızın tekrarlanır. Tüm şikayetlere rağmen bu konuda oldukça kararlı olan Mesut sayesinde sınıf, oldukça aktif ve neşeli bir hale gelmiştir. Her tenefüs sınıfta onun ritmi ve Süha'nın gitarı ile şarkı söyleyip göbek atanlar görülmekte, sınıfa girenler burayı düğün salonu sanmaktadırlar.

Mesut'umuz 6-Mat-C'nin tab sınıfına ihraç ettiği öğrencilerdendir en önemli özelliği otobüse bindiğinde aşırı yer işgalinden dolayı abonman yerin toplu taşım kartı atmasıdır. Mesut'un geldiği ondan "2 metre" önde gelen "Göbeğinden" anlaşılır. Bu ince yağ tabakasının altında sevgi dolu, pırlanta gibi bir kalp vardır.

Voleyboldaki "üstün" başarı ile voleybol takım kaptanı olan, velisi Abdurrahman hocasının uçan ayısı, Mesut'u takım arkadaşları galibiyet sevinçlerinde omuzlara almak istemişelerde bazı nedenlerden dolayı sadece kucaklamakla yetinmişlerdir.

Tıbba çok düşkün olan bu arkadaşımızın en sevdiği konular sindirim sistemi ve tavuk anatomisidir. Mesut yıllardır Ankara'da yalnız yaşadığından her gece yatmadan önce, sütünü içtikten sonra annesinin Bolu'dan gönderdiği tavukların bitmemesi için dua eder.

Tenefüslerde onu hoplaya zıplaya Aslı ve Berna'nın önünden kaçarken görmek mümkündür. Hatta bu onun birkaç kilo vermesine bile sebep olmuştur.

Okulda kantin ve labaratuvardan sonra Mesut'un ilgisini çeken yer 4. sınıfların katıdır. Özellikle derslerde eğilip en üst kata bakmasının nedeni tam anlaşılamamış ancak kendisinde ağır boyun tutulmaları görülmüştür.

Mesut'un oldukça kuvvetli çene kaslarına sahip olduğu bu yıl anlaşılmıştır. Zira tüm derslerde Sühan'la o olmazsa etrafıyla konuşmakta konuşmayı başlatan o olduğu halde, azar işitmeyen kişi olmayı nasıl başardığı bütün araştırmalara rağmen bulunamamıştır.

Mesut her nekadar ağzı laf yapmakta ve bizlere hararetli hararetli birşeyler anlatmakta çok ustaysa da; nedense hocaların karşısında ne diyeceğini şaşırmakta ebele-gübeleye başlamaktadır. Bu yüzden hocalar tarafından ciddiyetsizlikle suçlanması onun suçu değildir.

Çoğu zaman okula gözleri yarı kapalı gelen Mesut'a "bu ne hal" diye sormanıza gerek yoktur çünkü bilirsinizki Mesut ya 2 saat uyumuş yada hiç uyumamıştır. Uyku alışkanlığı bizlerden oldukça farklı olan arkadaşımız, anlaşılan uyumadan yaşama konusunda çalışmalar yapmaktadır.

Mesut'cuğumuzun espirileriyle okulda tek mevsim yaşanır (kış). Dostluğu, sevecenliği, canlılığı ile tanınan arkadaşımız neşeli, espirili, hayat dolu bir karektere sahiptir. İleride iyi bir doktor olmak isteyen Mesut'a mutlu, umutlu, voleybollu bir yaşam ve çok değer verdiği sevgiyi hep bulması dileğiyle... Seni seviyoruz Mesut bunu unutma.

Mesut Ersan Şatana sayfasının taranmış hali