6-TAB-F · NO. 1693

Nilgün Sungurtekin

"Hocam vallahi servis geç kaldı." "Ay gerçekten, niye inanmıyorsunuz?" diye saat 8.35'te sınıfa giren Nilgün, aynı ilerlemeleri teneffüste Sühan ve Mesut'a yöneltir zira ikisinin de darbuka çalıp şarkı söyleme merakı Nilgün'ün onbeş saat uykudan sonra hâlâ uyanamamış aklını iyice karıştırmaktadır.

Nilgün'ün ilgi alanı özellikle coğrafya üzerinde yoğunlaşmaktadır. Bu büyük ilgi her ders tahtaya kalkıp sözlü olmak istemesiyle belirginleşmektedir. Bu alışkanlık iyice yerleştiğinden sözlüye kalkmadığı günler Nilgün kendini biraz boş ve huzursuz hissetmektedir. İleride coğrafya konusunda eğitim görmek istediği söylentiler arasındadır. Bu yüzden coğrafya derslerinin olmadığı günlerde başka sınıflara gidip imtihan olma sevdasına kapılan Nilgün, sözlülere kalka kalka en sonunda birşeyler öğrenmiştir.

Nilgün, okuldaki erkek öğrencilere örnek olmak yolunda emin adımlarla ilerlemektedir. Her onbeş günde bir berbere gidip saçlarını kestiren Nilgün'ün yakında erkek öğrencilere örnek olarak teşhir edilmesinden korkulmaktadır.

Disco danslara çok düşkün (!!!) olan Nilgün, bu düşkünlüğünü Hülya ve Kuzey'e de aşılamış, üçünün birarada garip hareketler yaptıkları gözlenmiştir. İşin doğrusu Nilgün gitar çalmayı, tartışmayı, konuşmayı, Cat Stevens ve Pat Benatar dinlemeyi sever. Çok güzel kek ve kurabiye yapar. Etten nefret eder. Vitamin ve protein ihtiva eden gıda maddelerine karşı alerjisi olduğu için Maria Antoinette'nin "pasta yesinler" ilkesine uyarak yaşamını sürdürmeye çalışmaktadır.

Spora çok meraklı olan arkadaşımızın pırıl pırıl bir tenis raketi ve de daha da temiz bir yarış bisikleti vardır. Ancak yürümeyi çok sevdiğinden spor ayakkabıları için aynı şeyleri söyleyemeyiz.

Çok fedâkar bir arkadaş olan Nilgün, biricik arkadaşı Hülya'yı iyileştirmek için sabırla çalışmış, ama tedavilerinin işe yaramadığını görünce bu çalışmalarını üzüntüyle yarım bırakmak zorunda kalmıştır.

Nilgün, mor kotları, dar boğazlı kazakları, herkesin alıp giydiği şeyleri çok severse de çevresinde bunları görmeye katlanamaz. Tiyatroyu çok sever. C.S.O.'nun değişmez bir elemanıdır, ama orkestranın değil dinleyicilerin. Birgün yanlışlıkla kendisini orkestrada bulmasından korkulmaktadır.

Mükemmel bir dert ortağı olan Kanlı Nigar'ımız, başımızın sıkıştığı her an yanımızda maddi ve manevi desteğini hiç eksik etmemiştir. Pek çok hatamızı bağışlayarak da bize zaten bildiğimiz olgunluğunu bir kez daha göstermiştir.

Nilgün'ün istediği mesleğe kavuşmasını, disco müziğinden kurtulmasını, gönlünce, güzel ve sevecen bir dünyada sevdikleriyle yaşamasını gönülden dileriz.

Nilgün Sungurtekin sayfasının taranmış hali