Selim Görduysus
"Göreceksin, duyacaksın, susacaksın... Üç maymun gibi, öyle mi?"... Bunlar yedi senedir Selim'in soyadına getirilen ve her duyanın yeni bir keşifçesine ortaya attığı yorumlardır. Selim de bunlara her seferinde nezaketini bozmadan "Evet öyle diyorlar" gibi cevaplar verir.
Selim, efendiliği ile olduğu kadar titizliği ile de göze çarpar. Onu bırakın dağınık saçla, ütüsüz pantalonla görmeği, tozlu ayakkabıyla dolaştığına şahit olan çıkmamıştır.
Genel kültürü ve merakları açısından da az rastlanacak bir insandır. Hangi ülke olursa olsun başkentini ve haritadaki yerini bilmesi, bize Onun boş vakitlerinde ansiklopedi okumak gibi bir alışkanlığı olduğunu düşündürürsede, O yok canım, delimisiniz' diyerek kendini savunur.
Selim diğerlerinden farklıdır, O müzik dinlemez müzik yapar. Evinde bulunan antika bir kanunda bunun kanıtıdır. Güzel sesi, armonika ve kanun çalmaktaki ustalığı nedeniyle müzik hayatına atılmayı düşünmüşsede kimsenin ekmeğini elinden almak istemediğinden vazgeçmiştir.
Başarılı bir öğrenci olan Selim yanlızca bir kere okulumuzun yazın misafiri olmuştur. Sözlülerde çok heyecanlanan arkadaşımız eğer bir kaza olurda sözlüye kalkarsa, o akıcı ve güzel konuşmasıyla hocalarını büyüler ve pek çalışmadığı halde notunu alır. İngilizce derslerinde "In my opinion, according to me, I think" gibi sözleri ard arda sıralayarak konuşmaya başlar ve vakitten çalar. Ancak hakemler bunu pek farketmez.
Mükemmel bir karakter oyuncusudur. İtina ile hazırlanan sandviçlerini gizlice alanlar veya saçını bozanlar bunu gayet iyi biliriler.
Selim'e bu okulun en çok nesini seviyorsun diye sorsalar, öğlen teneffüslerini ve eve dönmesini severim diyecektir. Çünkü öğlen teneffüslerinde sandviçlerini yemek en büyük keyfidir.
Geniş bir fıkra dağarcığına sahip olan Selim'i bir kalabalık içinde görürseniz kendisini sabırla dinleyen arkadaşlarına birbirinden güzel fıkralarını! anlatıyor demektir. Ayrıca derslerde gizlice gülmek gibi bazı alışkanlıkları vardır. Nuriyle beraber kriz boyutuna varabilecek şekilde gülse bile geliştirmiş olduğu değişik saklanma teknikleri sayesinde bir kez bile yakalanmamıştır. Fakat bütün bunlara rağmen ciddiyetini de muhafasaza etmesini bilir.
Selim arkadaşlık kavramına önem verirken, arkadaşlarını da gerçek bir dost olarak gören sempatik kısacası O'nu yakından tanıyanlar için çok cana yakın bir kişiliğe sahiptir.
"Gelsana şunun bir ruh tasvirini yapayım" Selim'in sık söylediği bir laftır. Sosyal konulara olan merakı onu matematik fizik gibi derslerden de uzaklaştırmış bir hayat adamı yapmıştır. Üstadı tanıyanlar tanımayanlara anlatsın.
Tıp ve iktisat arasında tercihini yapacak olan Selim'e tüm yaşamı boyunca mutluluk ve başarılar dileriz.
