6-TAB-G · NO. 1506

Ahmet Yıldırım

İşte sınıfımızın ince, uzun, nazik, sevimli siması konuşmasıyla, hareketleriyle gösteriyor Ahmet ince ruhunu bizlere.

1968'de Adana'da Dünya Ahmet'e kavuştu. Biz ise ancak 1'de kavuşabildik. Aramıza katıldığında hepimiz gibi küçük bir çocuk olan Ahmet yemek tariflerindeki üstün bilgisi sayesinde bir yaş atlamıştır. Esmer olmasına rağmen siyah saçlıdır. Bununla beraber sesi güzeldir ve okul sopranolarının en büyük rakibidir. Biraz ham hum konuşur, undan ne dediği pek anlaşılmaz. Ahmet de bu yeteneğini o korkunç kibarlık maskesi altında gizleyerek öğretmen kafalama dalında uzmanlaşmıştır. Arada sırada bizleri kafaladığı da olur.

Öğretmenlerimiz tarafından bizden fazla sevilen Ahmet imtihan ertelemekteki üstün başarısıyla önümüzdeki seçimlerde başbakanlığa adaylığını koyacağını beyan etmiştir. Okulla olan minimum ilişkilerinden bile arada sırada sıkıldığı olur ve Biyoloji dersleri hariç dersinden kaçamadığı öğretmen yoktur. Ya bağırsakları bozulmuştur, ya da cebinden hiç eksik etmediği ve hiç bir zaman kullanmadığı bir kaç ilacı kullanma saati gelmiştir.

Ahmet'in bir başka uğraşısı da dersleridir. "Çalışan başarır" sözünün pabucunu dama atmış ve "çalışmayan da başarır" hipotezini kurmuştur. Bu hipotezini de teori düzeyinde getirmek isterken bir yaz okulun misafiri olmuştur.

Ahmet Superman'ın Clark Kent olmasını açıklamasıyla bir anda tüm dünyanın dikkatini üzerine çekmiş ve ünü sayesinde Ankaragücü basketbol takımına iki yıl süreyle kapağı atmıştır. Ancak şan, şöhret ve okulun ağırlığını bir arada kaldıramamış ve Türk basketbolunu gençlere emanet etmiştir. Bu olaydan sonra bu günlere gelen basketbolumuzun Ahmet'e çok şey borçlu olması olağandır. Basketboldan sonra kendini kayağa ve sualtı sporuna veren Ahmet kışın kayak kaymış ve yazları da sualtı sulamıştır.

Ahmet için herşey kolaydır. Bu yüzden hiçbir şey uğraşmaya değmez. Sırf üşengeçliğinden dosya açtırmaya gitmemiş ve Ehliyet için bir yıl beklemeye karar vermiştir. Bu kararıyla da yolunu gözleyen Ali ve Mehmet Can'ı fıtık etmiştir.

Herşeyi deneyerek fikir sahibi olma amacında olan arkadaşımız Polonyalı kızları muhteşem olarak nitelendirmektedir. Ahmet'in son denemesi ise biyolojinin insan ruhu üzerine etkisidir. Tüm sınıfın aksine biyolojiyi seven ve kendini bu bilime adayabileceğini söyleyen Ahmet, arkadaşlarının sert tepkilerine maruz kalmaktadır.

Bir kedi kadar sessiz on kaplandan daha çevik ve yirmi tazıdan daha süratli olmamasına rağmen asla sıradan bir insan değildir. Yardımseverdir, Ahmet.

Pek çok kişiye arkadaşlığı, dürüstlüğü ve nasıl yemek yeneceğini öğretemiştir.

Herkesi seven arkadaşımızı biz de seviyoruz. Hep mutlu olman dileğiyle:

Hep böyle kal Hep cana yakın Hadi hoşça kal

Ahmet Yıldırım sayfasının taranmış hali