Semih Atay
Efendiliki, içtenliki ve yardımseverliki... Bu üç meziyeti birden üzerinde toplayabilen pek az insan vardır, bu dünya'da. Semih bu üstün meziyetlerinin yanısıra, renkli kişiliği, sportmenliği, ve kendine has espirileriyle arkadaş çevresinin en çok aranan, vazgeçilmez simasi olmuştur.
İlk bakışta son derece sessiz, sakin ve masum görünen bu arkadaşımız saman altından su yürütmeyi çok iyi becerir. Bu becerisi genelde kendisine pek zarar vermekle birlikte, kabağın sıra arkadaşı Alper'in başında patlamasına neden olur.
Sınıfımızın uzun varyasyonlarındandır. Önce yakışıklı dış görünüşü ile kızların, espirili ve sevimli içgörünüşüyle de erkeklerin gözünde her zaman günün adamı durumundadır. Giyimine özel itina gösteren bu yakışıklı arkadaşımızın, pek çoğumuzun hayran kaldığı, herzaman formunu koruyan, tayfun, kasırga, hortum gibi doğal afetlerde bile bozulmayan gür saçlara sahip olması onun ilginç özelliklerinden sadece bir tanesidir. Semih'in en büyük isteği ise o güzelim saçlarıyla uyum göstereceğine inandığı sakala biran evvel sahip olmuştur. Bu konudaki çalışmalarını hızlandırarak sakalı daha iyi çıksın diye hergün traş olmaya başlamıştır. Fakat son zamanlarda bu büyük emelinden vazgeçmek zorunda kalmıştır. Bunda ise en büyük etkenin aile büyükleri olduğu tahmin edilmektedir.
Lise hayatının ilk iki yılında kahve kültürünü oldukça geliştirmiş, bu konuda sorulabilecek 15 puanlık uzman sorularına bile cevap verecek duruma gelmiştir. Ancak okulun bu son ve en önemli senesinde Üniversite hazırlık çalışmalarına ağırlık verme zorunluluğunu hissetmiştir. Bu arada devamlı olarak elinde dolaştırdığı test kitabı vücudunun normal bir uzvu haline gelmiş ve Semih'le simbiya yaşamaya başlamıştır.
Sportmen bir yapıya sahiptir Semih, çok iyi basketbol oynadığı söylenir fakat bugüne kadar gören olmamıştır. Basketbol dışında diğer branşları pek yönelmez. Zira O, o uzun boyuyla sadece bu dalı kendine uygun bulmuştur. Spora olan yeteneğini söyleyipte, müziğe olan üstün kabiliyetini esgeçemeyiz. Müzik kültürünün engihliği yanında gitar çalma konusundaki eşsiz kabiliyetini (!) belirten "devrilmiş gitar" sözü ona 6-Tab-G sınıfının müzik otoriteleri tarafından verilmiştir.
Arkadaşları arasında olduğu kadar, öğretmenleri arasında da sevilen ve takdir edilen Semih, Özellikle Lise 2'de değerli fizik öğretmenimiz HASAN TERCAN ile acı, tatlı birçok anının üzerinde Yükselen sarsılmaz bir dostluk oluşturmuş ve bu dostluğu ilelebet sürdürme kararı almıştır.
Espiri kabiliyetinin arkadaşları tarafından keşfedilmemiş olmasına çok üzülen Semih'in bu kabiliyetini ortaya koymak için gösterdiği çabalar takdire değerdir. Fakat yaptığı espirilerle çevresini tahrip ettiğini bir türlü kabul etmek istemez. Bu muhteşem espiri yeteneğinin ona, 5-F gibi asil bir sınıftan miras kaldığı sanılmaktadır.
Koyu bir Galatasaray taraftarı olan Semih saçkontrolüne takılmadığı Pazartesi sabahlarını Atatürk Anadolu Lisesi toplumunun vazgeçilmez bir öğesi olan Fenerbahçe-Galatasaray tartışma ve kavgalarına ayırmıştır. Müttefiki Tunç'la birlikte Uğur'a karşı sürdürdükleri yaklaşık 6 yıllık mücadelenin henüz galibi belli olmamıştır.
Şaka bir yana tatlı mizacı ve sevilen kişiliği ile Semih çoğu kişinin gıpta ettiği altın gibi bir kalbe sahiptir. "Hakiki bir dost" oluşuyla ihtiyaç duyduğunuzda derhal yanınızdadır, hemen yardıma hazırdır.
6 yıl boyunca Semih diye seslendiğimiz bu değerli arkadaşımıza bir 6 yıl sonra Dr. Semih diye hitapetmek arzusuyla bundan sonraki hayatında başarılar ve mutluluklar diliyoruz. En güzel şeyler hep seninle olsun Sem Hoca...