Ümit Uygur
Savulun dünya Ümit geliyor! Evet bütün dünya korksun bu isimden zira bu isim 9 yıllık tecrübe ve üstün teknolojinin ürünüdür.
Başlangıçta hayata iyi başlayan Ümit ilkokulun kapılarını görünce hayatının kötüye gittiğini hissetmiş fakat üstün silahlara sahip ve yakın döğüş konusunda harika eğitim görmüş, öğretmenler ordusunun elinden kurtulamamış ilkokula devam etmek zorunda kalmıştı. Fakat ileride daha kötü bir olayla karşılaşacağı aklına gelmemişti. Gelen habere göre; Ümit Anadolu Lisesi sınavlarını kazanmıştı. Bu da çalışma kampı değiştireceği anlamına geliyordu.
Ve böylece Anadolu Lisesi yılları başlamış oldu. Burada öğretmenler değişmiş, yerini özel vurucu timler almıştı. Sessiz geçen ilk yıldan sonra üstün çalışma ve başarısının yanısıra okuluna, derslerine ve öğretmenlerine karşı takındığı üstün tutumuyla kısa sürede disiplin kurulunun aranan isimlerinden olmuştu. Her disipline gidişinde ödülü daha da büyüyordu. Fakat disiplin kurulu Ümit'i şımartmamak için ona 5 günden fazla tatil vermiyorlardı. Fakat bunlar Ümit'in o yıkılmaz azmini yıkamıyordu, ve daha büyük bir ödül almak için okulu asıyor, derslerden kaçıyor, imtihanlarda kopye çekiyor, sınıfın verimli ders dinlemesi için elinden geleni yapıyordu! Bütün bunlar yetmezmiş gibi yatılı okuduğu Anadolu Lisesinde geceleri okula pek uğramayarak öğretmenlerinin gözüne girmeyi ve onların kendisiyle yakından ilgilenmelerini sağlamıştı.
Öğretmenler artık onun için arkadaş gibiydiler; geceleri bile izin sorunu olmuyor, izin almaya gerek duymadan okuldan ayrılabiliyordu.
Toplumu kurtarmak amacıyla girdiği Yeşilay koluna kendini maddi ve manevi tüm imkanları ile adamış ve içki, sigaranın insan üzerindeki kötü etkisini topluma göstermiştir.
Bu arada bilime merak sarmış ve darbelerin insan vücuduna verdiği zarar konusunda bir araştırma yapmış ve gerçekçi olsun derken bir kaç kere araştırmasına hastanede devam etmek zorunda kalmıştır. Fakat nedense bu araştırmasından dolayı gerekli ödülü alamayınca araştırmasına son vermiştir.
Bu sırada Ümit 7 yıllık sürenin çok kısa olduğuna karar vermiş ve okul süresini insan üstü bir çalışma sonucunda 9 yıla çıkarmıştır (Bu konuda kendine yardımcı olan kişilere her zaman minnettar kalmıştır!)
Kazandığı 2 yıl onun için yeni ufuklar demekti ve modaya merak sardı. Modaya o kadar merak sarmıştı ki bu arada temizlik ve giysi seçimi gibi konulara dikkat edemez olunca bu merakına son verdi.
Bu sırada zeka oyunları olan satranç ve briç'e merak sardı. Fakat satranç tahtasının başına çarpması ve siyah veziri yutması sonucunda satranç yaşamı sona erdi. Ama bu arada briç'te üstün performans göstermiş ve çıkardığı ustaca oyunlar sayesinde briçteki eşi Alper tarafından övgüye değer bir şekilde dövülmüştür. Daha sonra gelişen oyununa Alper'in ayak uyduramaması yüzünden yeni bir eş aramış, onu da bulamayınca briç'e de veda etmiştir.
Bu arada kendini turistik gezi ve biniciliğe vermiş, Alper, Erol ve Salih eşliğinde Türkiye'yi gezmiş, çok sevdiği atı Tayfun'la birlikte okul çevresini turlamıştır.
Genel af'ın çıkması ile okulumuzdan mezun olmak zorunda kalan bu sevecen arkadaşımıza başarılar diler, lise de kaybettiği yılları ileride kazanmasını temenni ederiz.